11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2012/11624 E. , 2014/2626 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
2.Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f, 62, 53, 51. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000.00-TL adli para cezası ile cezalandırılması, hak yoksunluğu.
3.Sanığın görevi kötüye kullanmak suçundan 5237 sayılı TCK'nun 257/1, 62. maddeleri uyarınca kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilme 3.000.00-TL adli para cezası ile cezalandırılması. I- Sanık ve katılan vekilinin “resmi belgede sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın, suç tarihinde müvekkili olan müşteki ... tarafından bankaya ibrazında karşılıksız çıkması nedeniyle tahsil etmesi için kendisine verilen suça konu 30.06.2004 keşide tarihli çekin arkasına .. ... Ticaret Bankası AŞ'nin 01.07.2004 tarihli karşılıksızdır kaşesinden sonra gelecek şekilde müşteki yerine sahte ciro yapıp eşi ... adına da ciro işlemini yaptırdıktan sonra çeki 23.09.2004 tarihinde icra takibine koyduğunun iddia ve kabul edilmesi, sanığın, suça konu çekin müştekinin kardeşi tanık ... tarafından arkasında muhatap bankanın “karşılıksızdır” kaşesi olacak şekilde kendisine verildiğini savunması, tanık ...'ün çeki bankaya ...'in ibraz ettiğini, karşılığının bulunmaması nedeniyle çeki kendisinden alıp bedelini bu kişiye ödediklerini, çeki teslim ettiğinde banka kaşesinden sonra müştekiye ait cironun bulunmadığını beyan etmesi ve 6762 sayılı TTK'nun 705. maddesindeki “ibraz müddetinin geçmesinden sonra yapılan bir ciro, ancak alacağın temliki hükmünde tutulur ve böyle bir temlikin neticelerini doğurur” hükmü karşısında; sanığın çekin muhatap bankaya ibrazından ve ibraz süresinden sonra alacağın temliki vasfındaki ciro işlemini yaparak 23.09.2004 tarihinde icra takibine koyduğunun iddia olunduğu somut olayda; sanığın eyleminin suça konu çekin ibraz tarihinin geçmesi ve çek üzerindeki ibraz tarihinden sonra yapılan ciro işleminin alacağın temliki vasfında olması “emre veya hamiline” yazılı çek vasfında olmaması nedeniyle suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 345.(5237 sayılı TCK'nun 207/1) maddesindeki “özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağının kabulü ile yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” ve değişen suç vasfına göre “özel belgede sahtecilik” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 23.09.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanık ve katılan vekilinin “görevi kötüye kullanmak” suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise:
1.Sanığın, eşi ... vekili sıfatıyla ...
2.İcra Müdürlüğünün 2004/4610 sayılı dosyası üzerinden müşteki ... aleyhine suça konu çek nedeniyle icra takibi yaptığı, söz konusu icra dosyasında 22.09.2007 tarihinde yapılan haciz sırasında müştekinin borcuna mahsuben sanığa 05.09.2007 keşide tarihli ve 10.000,00 TL bedelli çek verdiği, 04.10.2007 tarihli haciz tutanağında müşteki tarafından takip alacağı olan 10.880,00 TL'nin ödenmesine ve 05.12.2007 tarihinde 7.000,00 TL bedelli çekin müşteki vekili tarafından icra dosyasından teslim alınmasına rağmen sanığın 22.09.2007 tarihinde verilen 10.000,00 TL bedelli çeki müştekiye iade etmediğinin iddia ve kabul edilmesi, sanığın icra takibi nedeniyle karşılanmayan fer-i alacaklarının bulunması nedeniyle çekin iade edilmediğini savunması, müştekinin 24.09.2007 tarihinde ... Şubesine söz konusu çekin elinden rızası dışında çıktığından bahisle ödemeden men talimatı vermesi nedeniyle sanık tarafından müşteki hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayette bulunulması ve ...
7.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.07.2008 tarih 2008/176 Esas ve 2008/731 Karar sayılı ilamı ile müştekinin mahkumiyetine karar verilmesi, ancak sanık ve müşteki arasında imzalanan ibraname nedeniyle bu davanın 06.08.2008 tarihli ek karar ile düşürülmesi karşısında; sanığın üzerine atılı TCK'nun 257/1. maddesinde düzenlenen “görevi kötüye kullanmak” suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden ve suçun yasal unsurlarının ne şekilde oluştuğu da karar yerinde açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin uygulama maddeleri olan 5237 sayılı TCK'nun 50/1-a ve 52/2. maddelerinin kararda gösterilmemesi, Yasaya aykırı, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.