11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2012/30889 E. , 2014/16579 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
2.Nitelikli dolandırıcılık suçundan,her iki sanık için;beraat
I-Sanıklar hakkında 'dolandırıcılık' suçundan verilen beraat kararlarına yönelik Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış,
Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4 , 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanıklar hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezaların türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verilerek gereği görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.1992 gün ve 80-98 sayılı ve 19.04.2005 gün ve 221-38 sayılı kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında mağdurun rızası hukuka uygunluk nedeni sayılmaz ise de failde belgede sahtecilik kastına etki yapabileceği cihetle; sanık ...'in sanık ...'e ait çeki sahte olarak düzenleyip, yetkilisi olduğu şirketin avukatlığını yapan katılan ...'ye verdiği iddiasından ibaret olayda; sanık ...' in çekleri ...'in bilgi ve rızası dahilinde tanzim ettiğini savunmasına, sanık ...'in de bu yöndeki savunmayı doğrulamasına, katılanın sanık ...'in yetkilisi olduğu şirketin avukatlığını yapmasına ve 26.09.2008 tarihli ifadesinde çekleri ... yerine İbrahim'in keşide ettiğini ve çeklerin ...'in bilgisi dahilinde İbrahim tarafından kendisine verildiğini belirtmesine, çeklerin önyüzündeki keşideci imzaları ile arka yüzlerindeki sanık ...'e ait ciro imzalarının aynı olduğunun çıplak gözle dahi anlaşılmasına göre, sanıkların suç kastıyla hareket ettikleri yönünde mahkumiyetlerine yeter delil bulunmadığından suçun manevi unsuru itibariyle oluşmadığı ve beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15.10.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.