Esas No
E. 2012/16409
Karar No
K. 2014/3367
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2012/16409 E.  ,  2014/3367 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanmak ve memurun resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Ortadan kaldırma

I- Tüm sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçların işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle anılan hükmün ONANMASINA,

II- Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında “görevi kötüye kullanmak” suçlarından kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

Suç tarihinde, ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde doktor olarak görevli olan sanıkların, sağlık karnesi sahiplerini görmeden sağlık kurulu raporu ve reçete düzenlemekten ibaret eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 339. (5237 sayılı TCK'nun 204/2.) maddesinde yaptırıma bağlanan “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunu oluşturduğu, bu suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK’nun 102/3. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresine tabi olup, sürenin hüküm tarihinde gerçekleşmediği gözetilmeden, sanıkların eylemlerinin "görevi kötüye kullanmak” suçu kapsamında kaldığının kabulü ile 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle ortadan kaldırma kararları verilmesi;

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak sanıklara yüklenen“memurun resmi belgede sahteciliği” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/3. maddesinde öngörülen asli zamanaşımının, kesici son işlemler olan sanıkların sorgularının yapıldığı 03.06.2003, 16.10.2003 ve 14.01.2004 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği görülmekle, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen asli zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,

III- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında "görevi kötüye kullanmak” suçlarından kurulan hükme yönellik katılan vekilinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;

Sağlık karnesi sahipleri .... ve ... ... adına 25.05.2001 tarihli reçeteleri, sanıklardan doktor ...'nın, ilaç firması çalışanları olan sanıklar ... ve ...'ın telkiniyle, karne sahiplerini görmeden ve muayene etmeden düzenlenmiş, aynı hastalar hakkındaki 24.05.2001 tarihli sağlık kurulu raporlarının ise sanıklardan doktor ... ve ... tarafından yine sanıklar ... ve ...'ın telkiniyle, karne sahiplerini görmeden ve muayene etmeden düzenlenmiş; sanıklardan ...'ın kendisine ait sağlık karnesinin, eşi ...'ın zaman zaman kullanmasına rıza gösterdiği, 28.05.2001 ve 14.09.2001 tarihlerinde, ...'ın sağlık karnesinin, sanıklardan ...'ın yönlendirmesi ve katılımıyla, diğer sanıklar ... ve ... tarafından kullanılarak, sanık doktor ... tarafından, karne sahibini görmeden ve muayene etmeden reçete düzenlenmiş, aynı karne sahibi adına 23.05.2001 tarihli sağlık kurulu raporunun da aynı şekilde doktor ... tarafından, karne sahibini görmeden ve muayene etmeden düzenlenmiş olduğunun dosya kapsamındaki karne sahibi beyanları, katılan kuruma ait soruşturma raporu ve diğer delillerden anlaşılmış olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi amacıyla, karne sahipleri ... ve ... ... adına düzenlenen reçete ve sağlık kurulu raporlarında belirtilen hastalıkları bulunup bulunmadığı araştırılarak, eylemlerin sübutu halinde, suç tarihinde, ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde doktor olarak görevli olan sanıkların, karne sahiplerini görmeden sağlık kurulu raporu ve reçete düzenlemekten ibaret eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 339. (5237 sayılı TCK'nun 204/2.) maddesinde yaptırıma bağlanan “memurun resmi belgede sahteciliği" suçunu oluşturduğu, diğer sanıkların eylemlerinin de bu suça iştirak kapsamında kaldığı, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.12.2003 gün ve 2004/158-58 sayılı kararında açıklandığı üzere, iştirak halinde suç işledikleri iddia olunan ve memur gibi cezalandırılan (somut olayda doktor olan) sanıklar hakkındaki davanın asli zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle düşürülmesinin, başlı başına memur olmayan (somut olayda) sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın, iştirak halindeki eylemleri nedeniyle memur gibi cezalandırılmalarına engel olmayacağı, zira kişinin suç teşkil eden fiillerini serbestçe vasıflandırmayı engelleyen ve sınırlayan Yasa normu bulunmadığı cihetle; anılan sanıkların eylemlerinin de iştirak halinde 765 sayılı TCK'nun 339/1. (5237 sayılı TCK'nun 204/2) maddesindeki suçu oluşturacağı, asli ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin henüz gerçekleşmediği gözetilerek, yargılamaya devamla sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, suç vasfında ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde zamanaşımından ortadan kaldırma kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog