13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2015/12182 E. , 2016/22420 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, davalı bankadan dava dışı ... adlı kişinin çektiği krediye kefil olduğunu, krediden bakiye kalan 3.444,21 TL'nin tahsili için ....İcra Müdürlüğünün 2013/539 esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, takipte kendisin de borçlu gösterildiğini, asıl borçluya müracaat edilmeden yapılan takibin koşullarının oluşmadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın takipte haksız ve kötü niyetli olduğundan takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava konusu borcun diğer borçlu .... tarafından haricen bankaya ödendiğini bu nedenle davanın konusuz kaldığını, davalının takibe itiraz etmediğini, bankanın kötüniyetinden sözedilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı davasında haklı olmakla birlikte ....İcra Müdürlüğünün 2013/539 sayılı dosyasında asıl borçlu tarafından borç ödenmiş olmakla davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, asıl borçlu hakkında işleme geçilmeden davacı Adi kefil hakkında takibe geçilmesi nedeniyle davalı banka kötü niyetli görülmekle asıl alacağın (2.967,10 TL) %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddine
2.İİK’nun 67. maddesinin ikinci fıkrası gereğince alacaklının inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için, icra takibinde haksız olmasının yanında kötüniyetli olması da gereklidir. Dosya kapsamına göre, işbu davada davalının takipte kötüniyetli olduğu ve davacıyı zarara uğratmak kastıyla hareket ettiği ispat edilememiştir. Bu durumda şartları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.