Esas No
E. 2014/8541
Karar No
K. 2014/8323
Karar Tarihi
Karar Sonucu
DÜŞÜRÜLMESİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2014/8541 E.  ,  2014/8323 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM: Mahkumiyet

Sanığın gıyabında verilen 23.05.2005 günlü mahkumiyet hükmünün sorgusunda beyan ettiği adresine tebliğe çıkartıldığı, muhatabın anılan adreste ismen tanınmadığından bahisle tebligatın merciine bila tebliğ iade edilmesi üzerine mahkemece herhangi bir adres araştırması yapılmadan 26.09.2005 tarihli Resmi Gazete'de ilan edilerek kesinleştirilip infaza verildiği, infaz savcılığının talebi üzerine 21.02.2012 günlü uyarlama kararının verildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 28. maddesi uyarınca ilanen tebligat yapılabilmesinin koşullarının "Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. Yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılamayan ve ikametgahı, meskeni veya iş yeri de bulunamayan kimsenin adresi meçhul sayılır" şeklinde düzenlendiği, ayrıntısı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.09.1999 gün ve 1999/1-609-744 sayılı kararında da açıklandığı üzere; Yapılan soruşturma ile adres tespiti imkanı bulunamamışsa ilanen tebliğ zorunlu hale gelir. İlanen tebligat en son başvurulacak bir çaredir. Belirtilen inceleme ve soruşturma yapılmadan, adresin meçhul olduğunun kabul edilmesi ve bunun sonucu olarak ilan yoluyla hükmün tebliğ edilip kesinleştirilmesinin usulsüz olduğu, anılan nedenlerle usulünce kesinleşmeyen kararlar hakkında uyarlama hükmü kurulamayacağından 21.02.2012 günlü ek karar hukuken geçersiz olduğundan sanığın asıl hükme yönelik temyiz istemi öğrenmekle süresinde kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “1996-1997 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 29.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog