Esas No
E. 2012/20458
Karar No
K. 2014/5813
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2012/20458 E.  ,  2014/5813 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM : Sanığın, 765 sayılı Yasanın 342/1, 80, 59/2. maddelerine göre 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına. 5237 sayılı Yasanın 158/1-j, 62/1, 52/2 ve 53. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına.

I- Sanık müdafiinin "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 19.01.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,

II- Sanık müdafiinin "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:

1.Sanık ve müdafiisinin savunmalarında, aynı eylemlerle ilgili İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/11 ve 2007/268, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/34 Esas sayılı dosyalarında yargılama yapıldığını beyan etmeleri ve UYAP sisteminden yapılan sorgulamada sahtecilik suçundan sanık hakkında birçok dava bulunduğunun anlaşılması karşısında, UYAP sisteminden yapılacak araştırma ile Yapı Kredi Bankasına ait sahte çekler yönünden sanık hakkında açılmış dava bulunup bulunmadığı tespit edilerek varsa bu dosyalar ile savunmada belirtilen dava dosyalarının celp edilerek incelenmesi, özetlerinin duruşma tutanağına geçirilmesi, ayrıca aralarında hukuki ve fiili irtibat var ise birleştirilmesi, aksi takdirde bu davayı ilgilendiren onaylı örneklerinin dosyaya konulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,

2.Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.06.2010 gün ve 98/143 sayılı kararı ve Dairemizin benzer bir çok kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK'nun 43/1. maddesinde 765 sayılı Yasanın 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı, bu itibarla sanığın suça konu çekleri aynı anda mı yoksa farklı tarihler de mi bankaya verdiğinin araştırılarak aynı anda verildiğinin anlaşılması halinde, 765 sayılı Yasanın aksine 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı ancak birden çok sahte belge düzenlenmesi/kullanılması olgusunun 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilip buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden 765 sayılı TCK'nun lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 5320 sayılı Kanun 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu 143 sayılı kararı ve Dairemizin benzer bir çok kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK'nun 43/1. maddesinde 765 sayılı Yasanın 80. maddesinden farklı olarak “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı, bu itibarla sanığın suça konu çekleri aynı anda mı yoksa farklı tarihler de mi bankaya verdiğinin araştırılarak aynı anda verildiğinin anlaşılması halinde, 765 sayılı Yasanın aksine 5237 sayılı Yasanın zincirleme suça ilişkin hükmünün uygulanamayacağı ancak birden çok sahte belge düzenlenmesi/kullanılması olgusunun 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilip buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 19.01.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K5237 md.53 K5237 md.9 TCK md.61 TCK md.102/4 K765 md.80 K5320 md.8/1 K765 md.223/8 CMK md.223/8 K765 md.61 K5252 md.9/3 K765 md.104/2 K1412 md.321 K765 md.59/2 TCK md.43/1 K143 md.43/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog