Esas No
E. 2012/25952
Karar No
K. 2014/17211
Karar Tarihi
Karar Sonucu
DÜŞÜRÜLMESİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2012/25952 E.  ,  2014/17211 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM: 213 sayılı VUK'nun 359/a-2, 5237 sayılı TCK'nun 43/1, 62/1, 51/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ve ertelenmesine ilişkin.

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 gün, 50/105, 01.06.1999 gün, 137/146, 10.10.2000 gün, 175/193, 23.10.2001 gün, 226/227 ve 30.05.2006 gün 173/145 sayılı kararlarında ve benzer nitelikteki içtihatlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK.nun 225. (1412 sayılı CMUK.nun 257 ve 150) maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, bir olayın açıklanması sırasında başka bir fiilden bahsedilmesinin o konuda da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği, sanıklar hakkında düzenlenen mütalaa ve vergi raporlarında sanığın 213 sayılı VUK'nun 359/a-2. maddesinde düzenlenen muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği ve defter ve belgeleri ibraz etmediği iddialarına yer verildiği, 16.04.2009 tarihli iddianamede ise, sanığın en son tarihlisi 22.05.2003 olan faturaların alt ve üst nüshalarını bedel yönünden farklı düzenlemek suretiyle gerçeğe aykırı belge düzenlediğinin belirtildiği, iddianamenin açıklama bölümünde sanığın savunmasına da yer verildiği ve sanığın beyanında, kardeşinin rahatsızlığı sebebiyle iki adet faturanın denetmenliğe ibraz edilemediğini belirttiği, bu nedenle sanığın savunmasında yer alan ibarelerden bahsedilmesinin defter ve belgeleri gizlemek suçundan da dava açıldığı anlamına gelmeyeceğinden, davanın muhteviyatı itibari ile yanıltıcı belge düzenlemek suçundan açıldığı anlaşılmakla; tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve defter ve belgeleri ibraz etmemek suçundan zamanaşımı süresi içinde dava açılması mümkün görülmüştür. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında sanığa yüklenen "muhteviyatı itibariyle sahte fatura düzenlemek" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden iddianame tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden kamu davasının düşürülmesi yerine sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 22.10.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.