12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2014/7565 E. , 2014/20956 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hükümler : Beraat
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün, 6-386; 30.11.2010 gün, 5-237; 29.05.2007 gün, 114-113; 26.05.2009 gün ve 50-130 sayılı kararları ve diğer birçok kararında vurgulandığı üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/3, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunludur. Bunlardan bir veya birkaçının eksik ya da hatalı gösterilmesi CMK'nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenini oluşturmaktadır. Bu bildirimlerdeki temel amaç, kanun yollarına başvuru hak ve yetkisi bulunanların, başvuru haklarını etkin bir biçimde kullanmalarının sağlanması ve bu eksiklik nedeniyle hak kayıplarına yol açılmamasıdır. Ancak burada dikkat edilecek veya eski hale getirme nedeni oluşturacak husus, eksik veya yanılgılı bildirim nedeniyle bir hakkın kullanılmasının engellenip engellenmediğinin belirlenmesidir. Bildirimdeki eksikliğin yol açtığı bir hak kaybı bulunmamakta ise, bu durum eski hale getirme nedeni oluşturmayacaktır.
Bu kapsamda yapılan değerlendirmede, katılana 03.07.2013 günü tefhim olunan kararda, temyiz süresinin tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı belirtilerek katılan yanıltıldığından, kendisine gerekçeli karar tebliğ edilmeyen katılanın 12.07.2013 tarihli temyiz isteminin yasal süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.05.2013 tarih 2013/11-87-245 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, vekalet ücreti kişisel hakka ilişkin olup, kişisel hakka ilişkin kanuna aykırılıkların Yargıtay tarafından bozma konusu yapılabilmesi için, hükmün karşı hak sahibi tarafından temyiz edilmiş olması gerekir. Bu nedenle, beraat eden ve diğer sanıklardan farklı bir vekil ile kendisini temsil ettiren sanık ... ile diğer sanıklara ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, temyiz edenin sıfatına göre, bozma sebebi olarak kabul edilmemiştir.
Katılan ...'nin başkanı olduğu kooperatifin üyesi olan sanıklar..., ...,...ve...'nin, katılanın 20.10.1993 tarihinde işlediği sabit görülen emniyeti suistimal suçundan mahkumiyetine ilişkin Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.1996 tarihli kararının fotokopisini, katılanla aralarındaki boşanma davası devam etmekte olan sanık ...'den temin edip, bu ilamı Turizm Geliştirme Vakfı Genel Başkanlığı'na ibraz ederek, katılanın kooperatif başkanlığından alınmasını talep ettikleri iddiasına konu olayda;
Turizm Geliştirme Vakfı Genel Başkanı olan tanık ...'nın, duruşmada tanık sıfatıyla alınan, “... hanımı kooperatifin başından almak için sürekli rahatsız ettiler. Bize herhangi bir mahkeme kararı getiren olmadı. Teftiş kuruluna sunulan mahkeme kararı bize intikal etti. Ancak sözlü olarak sanıklar Behice'nin başkanlıktan alınmasını istiyorlardı.” şeklindeki yeminli anlatımı, beyanı alınan diğer tanıkların, şikayete konu karar örneğinin, sanık ... tarafından diğer sanıklara verilip, sanıklar ..., ..., ... ve ... tarafından başkalarına verildiğine dair görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığını ifade etmeleri karşısında, sanıkların savunmalarının aksine, mahkumiyetlerine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın, bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, sanıkların beraatlerine ilişkin hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA, 27.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.