13. Ceza Dairesi
13. Ceza Dairesi 2013/14512 E. , 2014/17458 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: A-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına nazaran, 14.04.2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen Geçici 2. maddesi uyarınca, hükmün temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca sanık ... ve katılanın temyiz taleplerinin isteme uygun olarak REDDİNE,
B-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Kamu davası açıldıktan sonra sanıklar ... ve ... hakkında şikayetçi olmadığını beyan eden müştekinin, 5271 sayılı CMK'nın 238 ve devamı maddeleri uyarınca davaya katılma hakkı bulunmadığı ve katılan sıfatı ile temyiz yetkisini kazanmamış olduğundan temyiz isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
C-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre katılanın temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
D-Sanıklardan ... hakkında kurulan hükümler ile ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince; Diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Ankara Polis Kriminal Laboratuarının 19.01.2010 tarih ve 980 sayılı raporunda, katılanın evinin giriş kapısı önünde bulunan izmarite (1) numarası verildiğinin, sanık ...’ın aracından alınan izmaritlere ise (2), (3) ve (4) numaralarının verildiğinin; 14.04.2010 tarih ve 3279 sayılı raporda ise, sanık ...’ın kan örneği ile 19.01.2010 tarihli raporda belirtilen (4) numaralı izmaritinin genotip olarak uyumlu olduğunun belirtildiğinin anlaşılması karşısında; sanık ...’dan elde edilen kan örneği ile yine ...'a ait ..... plakalı araç içerisinde içilmiş üç adet sigara izmaritinden bir tanesi arasında genotip uymluluk olduğu gözetilmeden, delillere yanlış anlam verilerek katılanın evinin giriş kapısı önünde bulunan izmaritin sanık ... tarafından içildiğinin kabulü ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2.5271 sayılı CMK'nın 75. maddesi uyarınca sanık ...’ın vücudundan örnek alınarak, katılanın evinin giriş kapısı önünde bulunan izmaritten elde edilen genetik özellik ile karşılaştırma yapılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve katılanın temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.05.2014 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. (Muhalif Üye) KARŞI OY : Beraat eden sanıklar ..... ve.... ile mahkum olan sanık ...'ın 26.12.2009 günü birlikte(iştirak halinde) hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını işlediğinden bahisle 07.06.2010 günlü iddianame ile işbu dava açılmıştır. Şikayetçi ..., kovuşturma evresinde, 07.10.2010 günlü celsede alınan beyanında sanıklardan ... ve .... hakkındaki şikayetinden vazgeçmiştir. Aynı celsede verilen ara kararı uyarınca, şikayetçi ...'ın davaya katılmasına kararı verilmiş ve adı geçen de; mahkum olan sanığın az ceza aldığını ve beraat kararlarının doğru olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 237, 238 ve 243. maddeleriyle , Yargıtay'ın istikrar bulmuş içtihatlarında belirtildiği üzere(Örneğin YCGK'nın 14.02.2006 gün 155/158 esas ve karar sayılı içtihadında olduğu gibi); kovuşturma evresinde şikayetten vazgeçme hâlinde, mağdurun davaya katılma hakkı yoktur. “Şikâyetin bölünmezliği kuralının zorunlu bir sonucu olarak; iştirak hâlinde işlenmiş suçlarda, şikâyetten vazgeçme, bütün suç ortakları bakımından aynı sonucu doğurur. Nitekim, yeni TCK'ya göre, “İştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.” (m.73, f.5).” (Prof. İ.Özgenç – Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler/9. Bası; sayfa 849) Bu itibarla; mağdur ...'ın kovuşturma evresinde şikayetten vazgeçmesi, bütün suç ortaklarını kapsadığı için davaya katılmasına karar verilemez ve yaptığı temyiz başvurusunun reddi gerekir. Açıklanan nedenlerle, çoğunluk görüşüne katılmıyorum.