Esas No
E. 2014/2922
Karar No
K. 2014/23929
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2014/2922 E.  ,  2014/23929 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

Hüküm : Sanıklar hakkında; Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle,

Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemi ile ilgili olarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/834-2014/321 sayılı kararında belirtildiği üzere 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3. maddesi kapsamında, 01/01/2014 tarihine kadar Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmalara Cumhuriyet savcısı bulunmayacağından verilen hükümlere karşı o yer Cumhuriyet savcısı tarafından hüküm tarihinden itibaren 1 aylık süre içerisinde temyiz kanun yolluna başvurulabileceği, bu kapsamda, mahalli Cumhuriyet savcısının 30/01/2013 tarihinde verilen hükme yönelik, 01/03/2013 tarihinde yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilerek, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1.Sanıklardan ...'ın beraatine ilişkin hükmün temyiz incelemesinde;

Sanığın, ...'na ait 2. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen sınırlar dahilinde yer alan yapının tadilatı işini üstlendiği ve bu amaçla suç tarihinde çalışma yaparken il özel idaresi görevlileri tarafından yaptığı çalışmanın durdurulup, inşaatın mühürlendiği, dosya kapsamı itibariyle sanığın, çalışma yapılan alanın doğal sit alanı içerisinde kaldığını bildiği hususunda herhangi bir delil bulunmadığı ve koruma altına alınan yerde çalışma yaptırmak için, ilgili koruma kurulundan izin alması gereken kişinin taşınmazın maliki olduğu, adı geçen sanığın izin almak gibi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi, dava konusu yerin niteliğini araştırma yükümlülüğünün de kendisinden beklenmeyeceği anlaşılmakla;

Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan kurum vekilinin, eksik incelemeye olayda sanığın kastının bulunduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün, isteme uygun olarak ONANMASINA,

2.Sanık ...'nun beraatine ilişkin hükmün temyiz incelemesine gelince;

Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 2863 sayılı Kanun'un, 11/10/2013 tarih, 28792 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan "tespit ve tescil" başlıklı 7. maddesinde korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespitinin Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde yapılacağı ve bu tespitlerin koruma bölge kurulu kararı ile tescil edileceği, tescil kararlarının ilanı, tebliği ve tapu kütüğüne işlenmesi ile ilgili hususların yönetmelikle düzenleneceğinin öngörüldüğü, bu amaçla çıkarılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik ile sit kararlarının ilan şeklinin kaleme alındığı, 6498 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile 2863 sayılı Kanun'un 7. maddesinde yapılan değişiklik ile sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazların tescil kararlarının, Resmi Gazete’de yayımlanacağı ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı hükmünün getirildiği, ayrıca anılan Kanun'un 3. maddesi ile 2863 sayılı Kanun'un 65. maddesinde “Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile koruma bölge kurullarından izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacağının öngörüldüğü, gerek 2863 sayılı Kanun'un 6498 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 7. maddesi ile anılan madde gereğince çıkarılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik hükümlerinin, gerekse 6498 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile öngörülen tescil kararlarının, Resmî Gazete’de yayımlanma ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulma zorunluluğunun amacının, ilgili kurul kararlarından muhataplarını haberdar etmek olduğu;

Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında; İzmir 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 14/02/1996 gün, 5576 sayılı kararı ile 2. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen, Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 03-04/03/2011 gün, 6920 sayılı kararı ile tescilin devamına karar verilen, Muğla ili, Datça ilçesi, ... köyü, ... mevki ...parsel üzerinde bulunmakta olan tatil sitesindeki ... nolu yapının, izinsiz olarak yeniden inşa edilmekte olduğunun tespit edilmesi üzerine açılan kamu davası ile ilgili olarak, dosya kapsamında mevcut mimar bilirkişi raporunda, taşınmazın, deprem açısından sakıncalı olduğu tespit edilerek, tamamen yıkılıp dış duvarları açısından ölçülerine ve gabarisine sadık kalınarak yeniden yapıldığı, yeni yapılan yapıda, deniz cephesinde teras ve balkonun büyütüldüğü, yan ve arka cephelere pencere boşlukları eklendiği, deniz tarafındaki cephede pencerenin kaldırıldığı, herhangi bir kurumdan izin alınmadan yapılan uygulamaların 2863 sayılı Kanuna aykırı olduğunun belirtildiği, sanığın bahse konu yerin sit alanı sınırlarında kaldığını bilmediğini beyan etmesine karşın, 14/02/1996 tarihli Kurul kararının taşınmazın bulunduğu mahalde hoparlör ile 1996 yılında ilanının yapıldığı, sanığın savunması incelendiğinde çocukluğunun suça konu yerde geçtiğini belirttiği, mahallinde yapılan keşifte tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılarak beyanı alınan ...'nun ifadesinden, inşaat mühendisi olduğu anlaşılan sanığın, mesleği gereği, yıkılıp yeniden yapılacak inşaat için imar durumunun araştırılması ve yapı ruhsatı alınması gerektiğini bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı düşeceği, ayrıca bahse konu taşınmaza ilişkin olarak sonradan, inşaata devam edilebileceğine dair ilgili Koruma Kurulu veya Koruma Uygulama Denetim Bürosu tarafından verilmiş bir izin bulunmadığı halde, tespit tarihinde inşaat halinde olan yapının, mahkeme tarafından mahallinde yapılan keşifte, inşasının tamamlanmış olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın dava konusu yerin sit alanı içerisinde yer aldığını bildiği, buna rağmen üzerinde inşai müdahalede bulunduğu, üzerine atılı eylemi işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu anlaşılmakla birlikte,

Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunanların, 2863 sayılı Kanunun 65/d maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceği, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde il özel idaresi bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin, il özel idaresi bünyesinde kurulan koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu tespit edilip, hükümden sonra, 08/10/2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1. ve 65/4. maddeleri gereğince sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.