13. Ceza Dairesi
13. Ceza Dairesi 2013/18462 E. , 2014/18072 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müştekilerin 24.8.2010 tarihli soruşturma aşamasında dinlenmelerinde, evlerine açık olan pencereden hırsız girdiği, bir kısım ziynet eşyaları ile paralarını çaldığı, aynı zamanda mutfakta bulunan tabaklarını da kırdığı yolunda beyanda bulundukları, sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçları ile müştekilerin tabaklarının kırılması nedeniyle mala zarar verme suçundan da kamu davası ikame edildiği ve yargılama sonucunda diğer suçlarla birlikte mala zarar verme suçundan da hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında hırsızlık suçunun zarar verilmeden gerçekleştirildiği gerekçe kılınarak eleştiri getiren tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilememiştir. I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK'un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde, 5918 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253/3 maddesi uyarınca suç tarihi olan 24.8.2010 tarihi itibariyle atılı suçun uzlaşma kapsamında olmadığı değerlendirilerek yapılan incelemede,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Müştekilerin, 20.4.2011 tarihli karar oturumunda, suçtan doğan zararın sanık tarafından kısmen giderildiği yönünde beyanda bulunduklarının anlaşılması karşısında müştekilerin yapılan kısmi iade nedeniyle ceza indirimine rızalarının bulunup bulunmadığı sorularak, sonucuna göre, 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesi kapsamında sanık hakkında değerlendirme yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
2.Sanık hakkında hüküm kurulurken TCK'nın 142/1-b maddesi uyarınca 2 yıl olarak belirlenen temel cezadan aynı Yasanın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığı sırada, 1 yıl 8 ay yerine 1 yıl 10 ay hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayin edilmiş olması,
Kabule göre de;
3.Hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında TCK nın 53. maddesinde yazılı bulunan hak yoksunluklarına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.5. 2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.