12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2014/18090 E. , 2014/24719 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Taksirle öldürme suçundan sanık ...'un 5237 sayılı TCK’nun 85/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesine yer olmadığına ilişkin, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.02.2009 gün ve 2008/15-2009/58 sayılı hükmün katılanlar vekili ve sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce 27.12.2012 gün ve 2012/6013-2012/28784 sayılı ilamı ile; "5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime imkan verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, dosya kapsamına göre; iyi hali ve davranışları göz önüne alınarak hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uygulanan sabıkası bulunmayan sanığın, yargılama sürecinde dosyaya olumsuz bir davranışının yansımaması, olayın oluş şekli ve sonuçlarına, dosya kapsamına uygun düşmeyen, 'geçmişteki hali, suç işleme hususundaki eğilimi' şeklindeki gerekçelere dayalı olarak sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmemesine karar verilmesi" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkemece 29.05.2013 gün ve 2013/64-2013/146 sayılı kararı ile; "Sanık ...’un kişiliği, suçun işlenmesindeki özellikler, geçmişteki hali, suç işleme hususundaki eğilimi, maktulün mirasçılarının şikayetlerinden vazgeçmemeleri ve sanığın asli kusurlu bulunması gözetilerek 5237 sayılı TCK 50 ve 51. maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına" şeklindeki gerekçeyle, ilk hükümdeki gibi sanığın 5237 sayılı TCK’nun 85/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu hükmün de katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının "onama" istekli 08.04.2014 gün ve 12/2013-264324 sayılı tebliğnamesinde "olayın meydana geliş şekli de gözönüne alındığında, asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne 1 kişinin de yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılan sanık hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 27/12/2012 tarih, 2012/6013 Esas ve 2012/28784 karar sayılı bozma ilamının kaldırılması" şeklindeki gerekçe ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve Ceza Genel Kurulu 27.05.2014 gün ve 2014/12-221-281 sayılı kararı ile "....İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.
Somut olayda yerel mahkemece ilk hükümde, "sanığın kişiliği, suçun işlenmesindeki özellikler, geçmişteki hali, suç işleme hususundaki eğilimi" şeklindeki gerekçeyle hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilirken, bozmadan sonraki hükümde, ilk hükümdeki gerekçelere ek olarak, "maktulün mirasçılarının şikayetlerinden vazgeçmemeleri ve sanığın asli kusurlu bulunması" şeklindeki gerekçeyle özgürlüğü bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verildiğinin belirtildiği, böylelikle ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni gerekçelerle hüküm kurulduğu anlaşılmakta olup, yerel mahkemenin son uygulaması yeni hüküm niteliğindedir. Özel Daire denetiminden geçmemiş bulunan bu yeni hükmün doğrudan ve ilk kez Ceza Genel Kurulunca incelenmesi mümkün görülmediğinden, hükmün Özel Dairece incelenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması yeni hüküm niteliğinde bulunduğu..." şeklindeki gerekçe ile dosyanın temyiz incelemesi için dairemize gönderilmekle yapılan incelemede;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin, kusur durumuna, eksik araştırmaya ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 04/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.