Esas No
E. 2016/4868
Karar No
K. 2016/4085
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

1. Ceza Dairesi         2016/4868 E.  ,  2016/4085 K.PARA CEZASINDAN ÇEVRİLEN HAPİS CEZALARI AÇIK CEZA İNFAZ KURUMUNDA İNFAZ EDİLMELİ

CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN (5275) Madde 12

CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN (5275) Madde 106

"İçtihat Metni"Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek suçundan, Devrek Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan Y. K.'ın kapalı ceza infaz kurumuna iadesine dair anılan Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Yönetim Kurulu Başkanlığının 09/03/2016 tarihli ve 2016/46 sayılı kararının onaylanmasına yönelik talebin reddine ilişkin Zonguldak İnfaz Hakimliğinin 11/03/2016 tarihli ve 2016/437-434 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne, söz konusu kararın kaldırılmasına ve iade kararının onaylanmasına dair Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/03/2016 tarihli ve 2016/335 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 25/06/2015 tarihli ve 2015/8588 esas, 2015/3318 sayılı ilamında yer alan, “... gerek  5275  sayılı  Kanunun  14/4. maddesinde gerekse Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 12/1-b  maddesinde özellikle vurgulanan “İade Edilir” sözcüğünün “kapalı ceza infaz kurumundan, açık ceza infaz kurumuna ayrılanları kapsamına alan bir sözcük olarak kabulünün mümkün olmasına karşın, anılan maddelerin infaza  doğrudan doğruya  açık ceza infaz kurumunda başlayanları da kapsadığına dair  herhangi bir ibareyi  içermemiş  olması ve ceza hukukunda; sanık aleyhine kıyasın yasak olduğunun kanunilik ilkesinin doğal sonucu olduğu gibi  5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2. maddesinin 3. fıkrasında "Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz." şeklindeki düzenlemenin, bir anlamda hükümlünün durumunu ağırlaştırdığı konusunda kuşku bulunmadığı için ceza hükmü olarak da kabul edilebilecek olan  disiplin cezaları için de  geçerli olacağının anlaşılması karşısında;  somut olayımızda adli para cezasının hapis cezasına dönüştürülmesinden sonra doğrudan doğruya  açık ceza infaz kurumunda cezasını infaz etmekte iken firar eden hükümlünün  kapalı ceza infaz kurumuna gönderileceğine dair kanun yararına bozma talebinin dayanığını teşkil eden ve yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan mevzuatta  açık bir hüküm bulunmadığı...” şeklindeki açıklama, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde “(Değişik fıkra:18.06.2014 - 6545 s.K./81.mad) Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse,

Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık  gelen gün miktarı hapis cezasına  çevrilerek,  hükümlünün  iki  saat  çalışması  karşılığı  bir  gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” biçiminde yer alan hüküm, yine anılan Kanun'un 14/4 maddesinde yer alan, “Açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerden kınamadan başka bir disiplin cezası alanlar kurum yönetim kurulunun kararı ile kapalı ceza infaz kurumlarına geri gönderilirler” yer alan hüküm ile Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 12/1-b maddesinde yer alan, “(1) Açık kurumlarda cezası infaz edilmekte olan hükümlülerden;...b) Firar edenler, ... kurum yönetim kurulu kararı ile kapalı kurumlara iade edilirler” şeklindeki düzenlemeler birlikte  değerlendirildiğinde, anılan maddelerin cezasının infazına  doğrudan doğruya açık ceza infaz kurumunda  başlayanları kapsadığına dair  herhangi   bir ibareyi  içermediği,  5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2/3. maddesinde "Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz." şeklindeki düzenlemeyle sanık aleyhine kıyasın yasak olduğu, söz konusu bu kıyas yasağının,  hükümlünün durumunu ağırlaştırdığı konusunda kuşku bulunmadığı için ceza hükmü olarak ta kabul edilebilecek olan  disiplin cezaları için de  geçerli olacağının anlaşılması karşısında; somut olayımızda kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan İstanbul Anadolu 20. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/03/2014 tarihli ve 2013/434 esas, 2014/259 sayılı ilamıyla 6.000,00. Türk Lirası adlî para cezasına hükümlü Y. K.'ın Devrek Açık Ceza İnfaz Kurumunda cezasının infazına başlandığı sırada firar ettiği gerekçesiyle anılan Ceza İnfaz Kurumu tarafından kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verildiği, hükümlünün para cezasından çevrilme hapis cezasının infazına açık ceza infaz kurumunda devam etmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine, kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 21/06/2016 gün ve 94660652-105-67-5380-2016-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ ADINA

Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına  göre yerinde görüldüğünden, Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/03/2016 tarihli ve 2016/335 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28/11/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.  

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.