3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2016/7476 E. , 2017/1312 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1.Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, katılan ...’ı darp etmediğini, kendisine vurmadığını beyan etmiş olması ve alınan adli raporda katılan ...’da lezyon saptanmadığının belirtilmiş olması karşısında, mahkemenin gerekçeli kararında katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığına yönelik kabulün gerekçelendirilmeksizin yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2.Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
3.Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında katılanın kendisine hakaret ettiğini beyan etmiş olması karşısında, sanık lehine TCK 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 14/02/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI
Olay tarihinde müşteki ...'nun yanında oğlu olan tanık..... ile birlikte daha önceden motor almak üzere sanığa verdikleri ancak motor alamadıkları için verdikleri parayı almak üzere sanık ...'ın işyerine gittikleri, paralarını istedikleri sanığın ödeyemeyeceğini söyleyerek işyerinden çıkmalarını istediği ve müştekiyi boynundan tutmak suretiyle ittirdiği anlaşılmıştır.
Sanığın müştekiyi işyerinden çıkarmak amacıyla boğazından tutup ittirdiği, müşteki tarafından polisin çağrıldığı böylece mağdurun vücuduna acı verecek şekilde yaralamada bulunduğu, mağdurun hakaretinin olmadığı, istikrarlı beyanları ve bu beyanları doğrulayan tanık beyanı ile anlaşılmış, mahkemece gerekçelendirilerek değerlendirilip mahkumiyet hükmü kurulmuş olması nedeniyle hükmün onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan çoğunluğun bozma düşüncesine katılmıyoruz.