15. Ceza Dairesi
15. Ceza Dairesi 2012/12889 E. , 2014/846 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile koyması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Ceza Genel Kurulunun 17/11/2009 tarih ve 2009/8-122-266 sayılı kararında belirtildiği gibi; ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilmesinin tek yolu budur. Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Katılanların sanıktan hayvan yemi satın alıp karşılığında suça konu bonoyu verdikleri, borçlarını ödeyen katılanların bonoyu iade etmesini istediklerinde sanığın bonoyu bulamadığını söyleyip üzerine "...'nın borcu yoktur. 4.9.07 itibarı ile"ibareleri yazılı belgeyi imzalayıp verdiği, buna rağmen sanığın suça konu bonoyu icra takibine konu edip kullandığı iddia olunan olayda; mahkemece, adli emanetinin 2008/198 sırasında kayıtlı bulunan belgenin üzerinde tarih yazılı olmadığı gibi hangi alacağa ilişkin yada hangi bonoya ilişkin olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı, belge üzerinde katılanlardan...'un bizzat kendi el yazısı ile " ..." ibarelerini eklemiş olduğu, sanığın suça konu bonoyu icra takibine konu etmesine ve katılanların tamamına borçlu sıfatı ile ödeme emri tebliğ edilmiş olmasına rağmen katılanlardan hiç birisinin borca itiraz etmediği ve haklarındaki icra takibinin kesinleştiği, daha sonradan katılanlar tarafından açılan menfi tespit davasının ise yine katılanlar tarafından takipsiz bırakılması sonucu açılmamış sayılmasına karar verildiği sabit olduğundan, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair katılanların soyut iddiasından başka cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olduğundan beraatına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.