14. Ceza Dairesi
14. Ceza Dairesi 2013/717 E. , 2014/12681 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sanık ... için; insan ticareti, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (üç kez), sanık ... için; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (üç kez) ve beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Sanık ... için insan ticareti suçundan beraatine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarında eylemlerin çocuğun kaçırılması veya alıkonulması suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkûmiyet (üç kez), sanık ... için; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat (iki kez), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat hükümleri ile mağdure ....'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ve sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ....'a yönelik çocuğun kaçırılması veya alıkonulması suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde; Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş beraatleri ve sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar müdafileri ve katılan SHÇEK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanık ... hakkında mağdure .....'e yönelik insan ticareti suçundan verilen beraat ve çocuğun kaçırılması veya alıkonulması suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde; Sanık ...'nin, suç tarihinde yurttan kaçan ve 15 yaşından küçük olan mağdureyi evinde alıkoyduğunun sabit olmasına karşın dosya kapsamında toplanan delillere göre; sanığın mağdureyi evinde fuhuş amacıyla barındırdığının kesin olarak tespit edilememesi ve insan ticareti suçunun esas itibariyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da içermesi nedeniyle eylemlerin kül halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, ancak mağdurenin, sanık ... ile cinsel ilişkiye girdiğinden sanık ...'nin bilgi ve görgüsü olduğuna ilişkin soruşturma beyanlarına rağmen bu hususun kovuşturma evresinde mağdureden sorulmadığı anlaşıldığından, mağdureden bu hususun sorularak açıklığa kavuşturulmasından sonra sanık hakkında TCK.nın 109/1, ve 109/3-f maddelerinin yanısıra TCK.nın 109/5. maddesinin uygulanma durumu olup olmadığının tespit edilerek sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyeti yerine, yazılı şekilde insan ticareti suçundan beraatine ve çocuğun kaçırılması veya alıkonulması suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi, Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin olarak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 10.12.2010 tarihli raporunda, mağdurenin travmatik aile ortamı ve daha önce yaşamış olduğu cinsel tacizlerin yanı sıra bu olay nedeniyle de ruh sağlığının bozulduğu belirtildiği halde sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmayarak eksik ceza tayini, Sanık hakkında TCK.nın 103/2. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra TCK.nın 62. maddesinin uygulanması sırasında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 6 yıl 8 ay hapis cezası yerine, 8 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilmesi, Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK.nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkân verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve katılan SHÇEK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.