15. Ceza Dairesi
15. Ceza Dairesi 2012/13345 E. , 2014/5457 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçinin olay tarihinde aradığı telefon numarasından bir şahısla görüşerek buluşma yeri olarak bildirilen yere gittiği, şikayetçinin yanına açık kimliği ve adresi saptanamayan bayan arkadaşı ile beraber gelen sanığın 100 TL ye, bayan arkadaşının şikayetçi ile birlikte olması için anlaştığı, parayı sanığın aldığı, şikayetçiye ait cep telefonunu ise kimliği tespit edilemeyen bayanın kullanmak için istemesine müteakip verilen cep telefonu ile görüşür gibi yapıp olay yerinden uzaklaştığı, sonrasında sanık dikkat çekmemesi için şikayetçinin araçla kavşaktan dönüp gelmesini istediği, şikayetçi dönüp geldiğinde sanık ile bayanı göremediği, şikayetçinin başka bir telefonla aradığında, şahısların aldıkları cep telefonuna karşılık kendilerine 250 kontör şifresi vermesi halinde telefonunu iade edeceklerinin söylemelerinin ardından şikayetçinin 250 kontör yüklemesine rağmen telefonunun iade edilmediği anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, şikayetçinin 27.08.2007 tarihinde 100 TL parasını alan sanığı fotoğrafından kesin olarak teşhis etmesi ve sanığı 40-45 yaşlarında şişman biri olarak tarif etmesi nedeniyle teblignamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının, paraya çevrilmesi sırasında uygulanan TCK’nın 52/2 maddesinin gösterilmemesi suretiyle,
CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına “bir günü” ibaresinden önce gelmek üzere “bu cezanın TCK’nın 52/2 maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.