15. Ceza Dairesi
15. Ceza Dairesi 2012/6955 E. , 2014/1058 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1.Sanık ...'ın 16.01.2012 tarihli eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'nın 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde, bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık ...'in yokluğunda verilen 07/06/2011 tarihli mahkumiyet hükmünün, sanığın sorgusunda bildirdiği adrese Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde 19.07.2011 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 16/01/2012 tarihli temyiz inceleme ve eski hale getirme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2.Sanık ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık ...'ın, temyiz kapsamı dışında olan diğer sanık ... ile birlikte kendilerine ait olmayan bir işyerini kiralık olarak gazeteye ilan verdikleri, ilanda yazılı bulunan sanık ...'e ait telefonu arayan ve iş ortağı olan şikayetçilerin sanıklarla görüştükleri, sanık ...'in, sanık ...'ı mal sahibinin yeğeni "..." olarak tanıttığı, aralarında kira sözleşmesi imzaladıkları, sözleşmeye kiraya veren olarak "..." adının yazıldığı, şikayetçilerin birlikte asıl kiracı ve kefil olarak sözleşmeyi imzaladıkları, kira bedeli olarak aylık 1.200 TL'ye anlaştıkları, şikayetçilerin 3 aylık kira bedeli olan 3.600 TL ile devir parası olarak da 9.000 TL parayı sanıklara verdikleri, ayrıca şikayetçilerin asıl borçlu ve kefil olarak 9 adet senet imzalayıp sanıklara verdikleri, şikayetçilerin işyerinin su aboneliğini almaya çalıştıklarında, mal sahibinin başka bir kişi olduğunu ve işyerinin başka bir kişiye kiralandığını öğrendikleri, sanık ...'ın bu şekilde diğer sanıkla birlikte kendisine ait olmayan işyerini şikayetçilere kiraladığı sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, sanığın aynı suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlemesi karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.