Esas No
E. 2012/9540
Karar No
K. 2014/4160
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

15. Ceza Dairesi         2012/9540 E.  ,  2014/4160 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;

Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu,

TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.

Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.

Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp,yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.

Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten süjelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.

Sanık ...'in fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği sanık ...'a kendisine ait boş çek yaprağını rızasıyla teslim ettikten sonra, Emin Ertuğral'ın bu çeki hamiline yazılı olarak 17/06/2005 keşide tarih 12.500 TL. bedelle sahte olarak tanzim ettikten sonra, Başakşehir'de nalbur dükkanı bulunan katılan ... Dabağ'ın işyerini Bakırköy 4.Noterliği'nin 2005/12404 yevmiye nolu hisse devir sözleşmesiyle devir alıp, karşılığında suça konu sahte tanzim edilmiş 12.500 TL çeki ve 70.000.TL' lik de bir bono verdiği, daha sonra aynı gece devraldığı işyeri içerisindeki malları bir kamyona yükleyip ortadan kaybolduğu, vermiş olduğu senedin ödenmediği, çekin de diğer sanık ... tarafından imza itirazı ve sahtecilik iddiasıyla geçersiz kılındığı, sanıkların iştirak halinde dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda;

1.Sanık ... hakkında verilen beraat kararına dair katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;

Sanık ...'in suça konu çekin işyerinden çalındığı iddiasıyla şikayette bulunması, İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2005/731 E - 2005/1579 K sayılı dava dosyası içeriğindeki adli tıp uzmanı grafolog bilirkişi Profesör doktor Sermet Koç'a ait 19.12.2005 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, davaya konu çek üzerinde ...'e atfen atılmış keşideci imzasının, sanığa ait olmadığının anlaşılması karşısında, atılı suçları işlediğine dair savunmasının aksini ispat eder, mahkumiyetine yeter, kesin ve inandırıcı deliller elde edilememesi nedeniyle ayrı ayrı beraatine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,

2.Sanık ...hakkında verilen mahkumiyet kararına karşı katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;

Sanık ...'ın savunmasında, suça konu çeki ticari ilişki nedeniyle diğer sanık ...'ten aldığını, katılan ile dükkanını satın alma hususunda anlaştıklarını ancak babasının rahatsızlığı nedeniyle devir işleminin gerçekleşmediğini, çekte kendisine ait ciro bulunmadığını beyan etmesine rağmen devir işleminin yapıldığı ve çek üzerinde sanığa ait cironun bulunduğunun anlaşılması nedeniyle atılı suçlardan mahkumiyetine, diğer sanık ...'in suça konu çekin işyerinden çalındığı iddiasıyla şikayette bulunması, İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2005/731 E - 2005/1579 K sayılı dava dosyası içeriğindeki adli tıp uzmanı grafolog bilirkişi Profesör doktor ...'a ait 19.12.2005 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, davaya konu çek üzerinde ...'e atfen atılmış keşideci imzasının, sanığa ait olmadığının anlaşılması karşısında, atılı suçları işlediğine dair savunmasının aksini ispat eder, mahkumiyetine yeter, kesin ve inandırıcı deliller elde edilememesi nedeniyle ayrı ayrı beraatine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanık hakkında uygulanan hapis cezaları alt sınırdan tayin edildiği halde, adli para cezaları belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle, asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından "60 gün", "50 gün" ve "1000 TL adli para cezası" ifadelerinin yerine, sırasıyla "5 gün", "4 gün" ve "80 TL adli para cezası" yazılmak suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog