17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2014/23860 E. , 2017/1049 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... tarafından müvekkili aleyhine açılan boşanma davası sonucu hükmedilen tedbir nafakası, maddi ve manevi tazminat alacakları ile yine müvekkili tarafından davalı borçlu aleyhine açılan nafaka artırım davası sonucu hükmedilecek alacağın tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 10.07.2000 tarihinde diğer davalı babası ...'e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişler, davalı ... duruşmada dava konusu taşınmazı 1998 yılında aldığını, borcu nedeniyle oğlu ... üzerine tescil ettirdiğini, borçlarını ödedikten sonra daireyi üzerine aldığını, mal kaçırmak amaçlı bedelsiz devrin olmadığını belirtmiş, vekili ise duruşmalarda davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, baba-oğul olan davalılar arasındaki dava konusu taşınmaz satışına ilişkin tasarrufun muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne; dava konusu ... ili ....parselde bulunan 21 nolu bağımsız bölümün IIK 283/1 maddesi gereği borca yeter tutarda haciz ve satışını isteyebilmek yönünde cebri icra yetkisi tanınmasına, karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava BK 19. maddesi gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Tasarrufun iptali davalarında davanın kabulüne karar verilmesi halinde, alacaklının icra dosyasındaki alacak ve ferilerine şamil olmak üzere tasarrufun iptali ile davacıya haciz ve satış yetkisi verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.