8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2014/19290 E. , 2014/19466 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mirasçılık belgesinin iptali
... ile ... aralarındaki mirasçılık belgesinin iptali davasının kabulüne dair Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.04.2013 gün ve 937/537 sayılı hükmün Daire'nin 25.03.2014 gün ve 20211/5189 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili, Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2001/639 Esas sayılı veraset ilamında müvekkili ile davalının mirasçı olarak gösterildiğini, bu veraset ilamının iptali için Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2001/765 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, yabancı mahkeme ilamının tenfiz edilmemesi nedeniyle Türkiye’de sonuç doğurmayacağından davanın reddine karar verildiğini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 03/39523 sayılı kararında;"…davacının veraset ilamında boşanmış eş ile birlikte varis gösterilmesinin mülkiyet hakkının ihlali anlamına geldiğine ..." karar verildiğini, kararın 13.01.2010 tarihinde kesinleştiğini, bu kararın HUMK nun 445.maddesi uyarınca iade-i muhakeme nedeni olduğunu açıklayarak davalarının kabulüne, Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2001/639 Esas sayılı veraset ilamının iptali ile miras bırakan ...'ün tek mirasçısının ... olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış ise de yargılama oturumlarında temsil olunmamıştır.
Mahkemece, ilk kararda davanın kabulüne, Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2001/639 E.-2001/626 K. sayılı kararının iptaline, muris ...'ün mirasının tamamının ...'tan olma kızı ...'e aidiyetine karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince, taraflar arasındaki yabancı mahkeme kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğine işaret edilerek bozma sevk edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne, uyuşmazlık konusu mirasçılık belgesinin iptaline ve tek mirasçı olarak davacının tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece, hükmün onanmasına karar verilmesi üzerine; davalı vekili tarafından karar düzeltilme isteğinde bulunulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Dosya içerisindeki belgeler ve davalı vekilinin dilekçelerinde muris ...’ün Frankfurt ... Noterliğince düzenlenen 11.12.1997 tarihli vasiyetname ile mal varlığını eşi davalıya vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin açılarak okunduğunu, ancak iptali için Ankara 12.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/434 Esas sayılı dosyasında vasiyetnamenin iptali davası açıldığını ve yargılamanın sürdüğünü açıklayarak vasiyetnamenin iptaline ilişkin dava sonucunun beklenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, vasiyetnamenin iptaline ilişkin dava sonucu beklenmeksizin yazılı şekilde karar verilmiştir.
Bahse konu vasiyetnamede, miras bırakan ... ile davalı, mal varlığının sağ kalan eşe kalacağı konusunda eşler karşılıklı olarak anlaşmışlardır. Vasiyetnamenin iptaline ilişkin olarak dava açıldığına göre, bu davanın sonucu mirasçılık belgesindeki pay durumunun etkilenebileceği, hasımlı olarak açılan dava sonunda alınan mirasçılık belgesinin taraflar yönünden kesin hüküm oluşturacağı, vasiyetnamenin iptaline ilişkin davanın reddine karar verilmesi halinde mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin davayı da etkileyeceği, vasiyetname ile davalının mansup mirasçı sıfatını kazanması mümkün bulunduğu, anılan davanın beklenmemesi halinde mirasçılık belgesi açısından mevcut karmaşanın süreceği ve ileride telafisi imkansız sonuçların doğabileceği kuşkusuzdur. Ölüme bağlı tasarruf, şekli anlamda vasiyetname (TMK.m.531 vd.) veya miras sözleşmesi (TMK.m.545 vd.) biçiminde yapılabilir. Miras bırakan koca sözü edilen miras sözleşmesi ile resmi nikahlı eşini mirasçı atamıştır (TMK.m.516). Sözleşmeye hakim olan irade murisin son iradesi ve bu iradeye saygı duyma (FAVOR TESTAMENTİ) kuralıdır. Bu evrensel bir hukuk kuralı olup, uyulması gereken bir ilke sayılmaktadır. Bu açıdan da eldeki davanın (yargılamanın yenilenmesi yoluyla açılan mirasçılık belgesinin iptali davasının) derdest olan ve henüz sonuçlanmayan ve doğuracağı sonuçları itibarıyla az önce açıklandığı üzere birbirini etkileyen vasiyetnamenin iptali davasının sonucunun beklenmesi gerekir (Kısmen benzer karar;
8.HD.02.05.2012 T. ve 2012/641 E., 2012/3623 K.; HGK 14.05.2014 T. ve 2013/8-1077 E., 2014/664 K.). O halde; bu gibi olumsuzlukların engellenmesi için vasiyetnamenin iptaline ilişkin dava sonucunun beklenmesi ve ondan sonra mirasçılık belgesinin iptali davası konusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin karar düzeltme isteği yerinde olduğundan kabulü ile maddi hataya dayalı Dairenin 25.03.2014 tarih 2013/20211 Esas, 2014/5189 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre esasa ilişkin hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/III-2. bendi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 76,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.