17. Ceza Dairesi
17. Ceza Dairesi 2016/12794 E. , 2017/3467 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1.Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
21.09.2015 tarihinde tebliğ olunan kararı 29.09.2015 tarihli dilekçesiyle temyiz eden sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen süreden sonra olması nedeniyle temyiz talebinin reddine ilişkin 22.12.2015 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun bulunduğundan, yerel mahkemenin temyizin reddine ilişkin kararının ONANMASINA,
2.Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.28/08/2014 tarihli olay yeri krokisi ve görgü tespit tutanağına göre; bahse konu yerin tek katlı betonerme bina olduğu, çatısının alüminyum olduğu, giriş kapısında herhangi bir kapısının olmadığı, toprak yola bakan duvarın çoğu kısmının yıkık olduğu, ayrıca boş arsa (dağ) tarafına bakan duvarın üçte birlik kısmının yıkık olduğu, yine bu duvarda bir adet pencerenin olduğu, bu pencerede herhangi bir cam ve korkuluğun takılı olmadığı, çalınan eşyalar inşaatta kullanılan malzemeler olmadığından sanıkların eyleminin TCK'nın 142/1-e maddesinde tanımlanan suçu oluşturmayacağı, suça konu edilen eşyaların depo amacıyla bina vasfında olup olmadığı tam olarak belirlenemeyen depodan çalındığının iddia olunması nedeniyle, malzamelerin nereden çalındığının tespit edilebilmesi amacıyla olay mahallinde keşif yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Kabul ve uygulamaya göre de; a-Keşif sonucunda eylemin TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna uyduğu tespit edilirse; hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın
141.maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, b-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin,
TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından CMUK'nun 326/son maddesi gereğince ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 27.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.