11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/11642 E. , 2014/4995 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davadarilen 08/03/2012 tarih ve 2008/1090-2012/131 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/03/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin istediği an geri alabileceği ve yüksek kâr verileceği vaadi ile davalılara yatırdığını, davalıların binlerce kişiden bu şekilde para topladıklarını, müvekkilinin talebine rağmen parasının iade edilmediğini, davalıların, halka arz yönünde izinleri olmadığı halde faaliyetlerini kümlerine aykırı olarak hisse senedi satışı gibi gösterdiklerini, gerçekte bu paranın ortak yapma amacıyla toplanmadığını, aktarılarak yararına kullanıldığını, müvekkilinin dolandırılmış olduğunu, söz konusu paranın iadesinin gerektiğini, yönetim kurulu başkanı olana davalı 6762 sayılı TTK'nın 336. maddesi uyarınca ayrıca zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitini, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünü ve 35.790 TL'nin şimdilik 6.500 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, husumet itirazında bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ek yetkilisi olduğunun çekişme dışı olduğu, davacının anılan şirket ile kâr payı ortaklık sözleşmesi yapıp 35.000 yatırdığı, bu şirketin sessiz ortağı olduğu, dava konusu paranın davalının mal varlığına aktarıldığı, şirketler arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 6.500 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere yurt dışında çalışan davacıdan ibarelerinin büyük puntolarlaibarelerinin küçük harflerle yazıldığı "başlıklı belge karşılığında para tahsil edilmiş olduğunun, dosya içeriğinden yurt dışında kurulu bu firmanın otomotiv, inşaat, tekstil, turizm, medya, ilaç ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren yabancı bir holdingin ortağı bulunduğunu.. olduğu da çekişmesizdir.) yatırılan tutarın yabancı holdingdeki ./.. -2- ortaklıktan kaynaklanan yükümlülüğe karşı kullanılacağının, yatırımcının kâr ve zarara ortak olacağının, sessiz ortağın fesh-i ihbar müddetine riayet etmek suretiyle akdi feshedebileceğinin, payına düşen meblağın yabancı holdingden isteneceğinin ve taraflarına ulaştığında davacı ortağa ödeneceğinin anlaşılmasına, yine çekişmesiz olduğu üzere yurt dışında kurulu şirketin tek ortağı ve yöneticisinin davalılardan olmasına, dava tarihi itibariyle anılan şirketin herhangi bir malvarlığı ve ödeme gücünün mevcut bulunmamasına, davalı tarafın kabulünde olduğu ve ortaklık sözleşmesinde yazılı bulunduğu üzere toplanan paraların da gönderilmiş olduğunun tespit edilmesine, davadaki zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde bu olguların dikkate alınmasının gerekmesine, ayrıca (HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2'inci maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz olan) davalılardan diğer davalı ... vasıtasıyla çok büyük yatırımlar yapacağı yönünde reklamlar yapması ve yatırımcılarına önemli ölçüde kâr vereceği taahhüdünde bulunmasına, davacı tarafın da davada bu nedenle yurt dışındaki şirkete para verdiği iddiasında olmasına, davalı tarafın davada bir yandan davacının organik bağ içinde olduğu ve davalı ...'ün yöneticisi ve tek ortağı bulunduğu şirketin ortağı olduğunu ve hakkın o şirkete karşı kullanılması gerektiğini savunurken, diğer yandan; imzaladığı sözleşmeyle belirlenen sürede bir hak ileri sürmesinin mümkün bulunmadığına inandırılıp, güven telkin edilen ve yurt dışında yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacıya karşı paranın yatırılış tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşır bir tutum olmadığının kabulünün gerekmesine göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.