11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/15822 E. , 2014/3920 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 04/07/2013 tarih ve 2013/121-2013/555 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yöneticilerinin 1990’lı yıllardan itibaren yatırılan paranın istendiğinde geri ödeneceği ve yatırılan bu paralar karşılığında yüksek faiz verileceği vaadiyle binlerce kişiden para topladıklarını, müvekkilinden de 14.06.2000 tarihinde 10.000 tahsil edilmiş olduğunu, tahsil edilen bu para karşılığında kendisine üzerinde “hisse senedi talep formu” ibaresi bulunan bir belge verildiğini, müvekkilinin parasını geri almak istediğinde şirket yetkililerinin kendisini sürekli oyaladıklarını ve en sonunda parasının geri ödenmesinin mümkün olmadığını söylediklerini, davalıların yasal düzenlemelere aykırı şekilde para topladıklarını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, müvekkiline hisse senedi teslim edilmediğini, yönetim kurulu üyelerinin bu faaliyetleri nedeniyle yargılanarak mahkum edildiklerini, davalı ...’ın da müvekkilinden para tahsil edildiği tarihte davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle TTK’nın 336. maddesi uyarınca müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, “hisse senedi talep formu” adlı belge ile hisse senedi satımı yapılamayacağının tespitine, bu doğrultuda müvekkilinin davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, müvekkilinden tahsil edilen 10.000 DM karşılığı 9.508,99 TL’nin faiziyle birlikte iade edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
.../... -2-
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davanın ispatlanabilmesi ve davacının davasında haklı olup olmadığının tespiti açısından bilirkişi raporu aldırılmasının zorunlu olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 324/1-2-3'üncü maddesinin hükmü uyarınca bilirkişi masrafının delil ikamesi avansı olduğu, delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı, 6100 sayılı Yasa'nın 325 md. hükmünün üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabilir olduğu somut olayda uygulanamayacağı, kaldı ki, dosyada delil olarak dayanılan ortaklık kayıtları, raporlar ve taraf beyanlarının başlı başına ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli bulunmadığı, davacının bilirkişi ücretini yatırmadığı ve davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.