Esas No
E. 2013/16433
Karar No
K. 2014/6214
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2013/16433 E.  ,  2014/6214 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davadaverilen 16/09/2013 tarih ve 2012/285-2013/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı "n donatanı olduğu ayraklı gemisine geminin tutuklandığı 04.09.2010-07.04.2011 tarihleri arasında acentelik hizmeti vermek üzere yetkilendirildiğini, müvekkilince acentelik hizmeti kapsamında gemiye ilişkin yapılan ödeme ve masraflar ödenmediğini, davalı nın borcu ödememek için gemiyi 14.06.2011 tarihind limanına yanaştırdığını ve diğer davalı şirketine teslim ederek söküme hazırlattığını, müvekkilince de 22.06.2011 tarihinde Mahkemesi'ne başvurarak sayılı dosya kapsamında geminin " bağlı tutulmak sureti ile muhafaza altına alınması " yönündeki tedbir taleplerinin kabul edildiğini, dava konusu alacağın gemiye yapılan kılavuzluk, römorkör, bağlama, demirleme, kalkış, rıhtım, fener, yükleme sıhhiye, liman borçları ve cezaları olduğunu, bu kalem alacakların müvekkiline TTK'nın 1235/2-4. bentleri uyarınca gemi alacaklısı hakkı verdiğini, davalı Sök Denizcilik şirketinin geminin zilyedi olduğunu, tedbir kararından sonra 10 gün içerisinde bu davayı açtıklarını ileri sürerek, 34.105,53 Euro’nun tahsiline ve tedbirin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı . vekili, acentelik firmasının ücret ve masraflarına ilişkin alacaklarına TTK.nın 116/2. maddesi uyarınca vekalet hükümleri uygulanması gerektiğini, davacının fener, kılavuz, liman hizmeti vermediğini, davacının ileri sürdüğü alacak gemi alacaklısı hakkı bahşetmediğinden eski malik döneminde doğan borçların geminin yeni maliki olan müvekkilini takip etmeyeceğini, geminin tarafından 06.06.2011 tarihinde simli şahsa ihale edildiğini, bu şahıs tarafından da 10.06.2011 tarihindeisimli firmaya satıldığı, bu firmanın da gemiyi 20.06.2011 tarihinde müvekkiline satıp fiilen de teslim ettiğini, ibraz edilen borç ve mükellefiyetten ari belgesi ile sicilden terkin belgeleri incelendiğinde davacı alacağının sicil kayıtlarında yer almadığını, sicil kayıtlarına itibar ederek gemiyi satın alan müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, cebri icra satışlarında gemi üzerindeki kanuni rehin hakkının kalkacağını, savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalıya tebligat yapılamamıştır. ./.. -2-

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının alacağı TTK'nın 1235/4-6. maddesine göre gemi alacağı niteliği taşımakla birlikte dava konusu olan ihale yolu ile satıldığı ve satın alan arafından 20.06.2011 tarihinde en son olarak da dava satıldığının belirlendiği, ihale yoluyla satılan tüm gemilerde gemi alacaklısı hakkının yürümediği, somut olayda yabancı bir gemi, yurt dışında cebri icra yoluyla satıldığı için cebri satışın sonuçları hakkında satışın yapıldığı hukuka müracaat etmek gerektiği, taraflara hukukunda cebri satış durumunda dahi, gemi alacaklısı hakkının sona erip ermediği konusunda ispat faaliyetine girmeleri için süre tanındığı, ancak bu süreye rağmen bu yetkili hukukta geçerli olan hüküm konusunda bilgi verilmediği, dolayısıyl2/2 maddesine göre dava tarihi dikkate alındığında 6762 sayılı TTK'nın 1245. maddesinde yer alan ilkenin uygulanması yoluyla sorunu çözmek gerektiği, söz konusu hüküm uyarınca cebri satış durumunda, gemi üzerindeki gemi alacaklısı hakkının sona erdiği, davacı tarafın T1245/2. maddesine göre; geminin yurtdışına satılması halinde ilan edilmesi iddiasının da; çin geçerli olup; yabancı gemiler için geçerli bir hüküm olmadığı, aksi halde; dünyada cebri icra yoluyla satılan ve olmayan gemiler içe ilan zorunluluğu bulunduğunu iddia etmenin kabul edilebilir bir değerlendirme olmayacağı, gerekçesi ile. aleyhine açılan davanın şartları oluşmadığından reddine, davacının aleyhine açmış olduğu davanın ise işlemden kaldırılmış olması ve 3 aylık süre içerisinde taraflarca yenilenmemiş olması nedeniyle HMK'nın 150/5f. gereğince açılmamış sayılmasına, teminat üzerinde tedbirin devamına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve esasen de ileri sürülen alacakların gemi alacaklısı hakkı vermesinin mümkün bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 31/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.