17. Ceza Dairesi
17. Ceza Dairesi 2015/23164 E. , 2017/6266 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde: 14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 1.320,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51/1. maddesinde yer alan "İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir." şeklindeki emredici hüküm ile Suça sürüklenen çocukların suç tarihi itibariyle daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, suçu işledikten sonraki yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermedikleri nazara alınıp tekrar suç işleyip işlemeyecekleri konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek cezalarının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, "verilen hapis cezasının süresi" şeklindeki, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle cezalarının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2.Katılanın 10.07.2012 tarihli beyanında, kısmi iade nedeniyle suça sürüklenen çocukların cezalarından indirim yapılmasına muvafakat etmediğini beyan etmesine karşın 19.07.2012 tarihli celsede alınan beyanında, suça sürüklenen çocuk ...'ın annesinin olaydan sonra kendisine iki çekyat ve bir yemek masası takımı aldığını, bu nedenle suça sürüklenen çocuk ...'dan zarar talebinin olmadığını beyan etmiş olması karşısında; katılandan kısmi iade nedeniyle suça sürüklenen Hasan hakkında ceza indirimine rızasının olup olmadığının sorulması ve sonucuna göre suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2-4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılmaması,
3.Sosyal inceleme raporu için harcaması zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle bilirkişiye ödenen 60,00 TL'nin suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ve ... müdafiilerinin temyiz sebepleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 24.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.