13. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2014/30188
- Karar No
- 2014/37544
- Karar Tarihi
- 26.11.2014
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Tüketici Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
13. Hukuk Dairesi 2014/30188 E. , 2014/37544 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketten 08.03.2012 tarihli Gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile inşaat halindeki siteden 1 adet bağımsız bölüm satın aldığını, bu bağımsız bölümün 31.03.2013 tarihine kadar eksiksiz teslim edilmesi gerekirken halen teslim edilmediğini ileri sürerek şimdilik 1.000.00.TL' nın yargılama sırasında verdiği 11.03.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 4.950.00.TL' nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 4.950.00.TL' nın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı, dava tarihinden önce davalıyı usulüne uygun olarak temerrüde düşürmemiştir. Bu durumda davalının, 1.000.00.TL yönünden dava tarihi olan 11.07.2013 tarihinden, 3.950.00.TL yönünden ıslah tarihi olan 11.03.2014 tarihinden itibaren temerrüde düştüğünün kabulü gerekeceğinden, mahkemece 4.950.00.TL yönünden dava tarihinden itibaren faize 2014/30188-37544 hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMK.' nun 370/2. maddesi hükmü gereğidir.