11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/10187 E. , 2014/13594 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
14.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.05.2010 tarih ve 2004/480-2010/257 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davacı temkil alan ... vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09.09.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı temlik alan ... vekili Av...., asıl davada davalılardan ... vekili Av. ..., ... vekili Av. ... , ... vekili Av. ..., ... ve ... vekili Av. ... ile birleşen davada davalılardan ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, 01.01.2001-31.12.2001 tarihleri arasında görev yapan yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ..., ... , ..., ... ve ...'in gerek kendi dönemlerinde yapmış oldukları tasarruflar gerekse kendilerinden önceki yönetim kurulu üyelerinin yapmış oldukları hatalı işlemlerle ilgili olarak gerekli prosedürü işletmemeleri ve gerekli önlemleri almamaları nedeniyle, denetçiler ... , ... , ... ve ...'nın ise gerekli müdahaleleri yapmayarak şirket zararının oluşmasında kusurlu olduklarını, yine 01.01.2002-05.07.2002 tarihleri arasında görev yapan yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ... ile denetçi ...'nın aynı nedenlerle kusurlu olduklarını, davalıların şirketin aktifinde bulunan ... ve ... adlı yatların aynı grup şirketlerinden ... A.Ş.'ye satışı hususunda yönetim kurulu kararı olmaksızın üçüncü bir şahsa vekalet verildiğini ve yapılan satış işlemi sonucu elde edilen satış bedellerinin davacı şirketten herhangi bir alacağı olmayan ... A.Ş.'ye aktarıldığını, bu şekilde şirketin zarara uğratıldığı gibi şirket aktifinde 346.000,00 TL bedelli tabloların kayıtlı olmasına rağmen şirketin yönetim ve denetiminin ... tarafından devralındığı 05.07.2002 tarihli noterlikçe düzenlenen tespit tutanağında söz konusu tabloların teslim edildiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığını, tabloların yasal olmayan şekilde şirket aktifinden çıkarıldığını ileri sürerek, asıl ve birleşen davalarda yapılan ıslah sonucu meydana gelen 606.000,00 TL ortaklık zararının zararın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları tutarında müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, dava açılabilmesi için gerekli olan TTK hükümlerine göre alınmış geçerli bir genel kurul kararının olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, yatların satışı sonucu uğranılan bir zararın olmadığını, tablolar ile ilgili iddianın da mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların yatlardan dolayı davacı şirkete verdikleri bir zararın bulunmadığı, ancak kaybolan tablolar nedeniyle zararın oluştuğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda, davalılar ..., ..., ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile tabloların değeri olan 342.667,00 TL'nin 2.550,00 TL'sine dava, bakiyesine de ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilerek bu davalılardan müteselsilen tahsiline, bu davalılar hakkındaki fazlaya ilişkin istemin ve diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada temlik alan ... davacı vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ... vekilinin tüm, temyiz eden davalılar vekillerinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Ancak, yargılama sırasında yapılan ıslah ile dava dilekçesinde istenilen miktarları da kapsar şekilde talep edilen tüm miktarın reeskont faizi uygulanmak suretiyle tahsilinin istenmiş olmasına rağmen mahkemece, hüküm altına alınan miktara avans faiz oranı uygulanması suretiyle talepten fazlasına karar verilmiştir.
Dava, ticari dava niteliğinde olup, bu davaya konu alacağa 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca avans faizi oranlarının uygulanması mümkün iken davacı çoğu zaman avans faizi oranından daha düşük oranlarda seyreden reeskont faizini istemiştir. Bu durumda, davacının talebiyle bağlı kalınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemden fazlasına karar verilerek HUMK’nın 74 ve HMK'nın 26/1 maddesine aykırı davranılması doğru değil ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden HUMK’nın 438/7.maddesi uyarınca temyiz eden davalılar yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.