17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2013/12602 E. , 2014/11270 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, trafik sigorta poliçesi bulunmayan davalının maliki olduğu aracın, 28/09/2003 tarihinde dava dışı sürücü ...’in sevk ve idaresi sırasında tam kusurlu olarak yaptığı çift taraflı kazada vefat eden yolcunun yakınlarına müvekkili kurum tarafından 03/12/2008 tarihinde 15.637,00 TL ödendiğini, tazminatın faiziyle birlikte tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kazaya karışan aracı yıllar önce haricen sürücü ...'e sattığını, araçla ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne, itirazın iptaline, asıl alacak 15.637,00 TL'nin %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 2918 sayılı KTK’nun 20/d maddesine göre trafikte kayıtlı motorlu araçların noterlerce yapılmayan her çeşit satış ve devirlerinin geçersiz olmasına göre davalının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, rücuen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalının sorumlu tutulacağı alacak miktarı likit (belirli, muaccel) olmayıp, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değil, bozma sebebi ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.