Esas No
E. 2015/19800
Karar No
K. 2017/11705
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2015/19800 E.  ,  2017/11705 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde edinilen malvarlığının tasfiyesi ile 20.000,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. 1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK m. 229) ve denkleştirmeden (TMK m. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK m. 219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK m. 231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK m. 236/1). Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur. Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK m. 227/1, 228/1, 232 ve 235/1). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir. Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK m. 222). Yukarıdaki değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır. -//- Somut olaya gelince; eşler, 19.08.2000 tarihinde evlenmiş, 17.12.2012 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 02.01.2014 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK m. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM m. 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın m. 10, TMK m. 202/1). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 179). Yukarda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; a- Davacının devremülke yönelik temyiz itirazlarına gelince; Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; tasfiyeye konu Özgül Termal'den 29.05.2011 tarihinde satın alınmıştır, ancak davalı tarafından devremülkün boşanma dava tarihinden önce devredildiği iddia edilmiş ise de, dveremülkün devredildiğine dair herhangi bir belge ve ya delil dosya kapsamında bulunmamaktadır. Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan mallar tasfiyeye dahil edilir (TMK m.235/1). O halde, mahkemece tasfiyeye konu devremülkün boşanma dava tarihinden önce devredilip devredilmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. b- Davacının 36969 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; Tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; 3320 ada 6 parsel sayılı taşınmazı 176/13279 hissesini davalı ... 19.11.1986 tarihinde satın almış, 27.09.1991 tarihli imar uygulaması ile taşınmaz tasfiyeye konu 36969 ada 6 parsel sayılı taşınmazıa dönüşerek davalı adına 125/1049 hisse tescil eidlmiş, daha sonra 03.09.2002 tarihinde 5/1049 hisse satın alarak toplam tasfiyeye konu 36969 ada 6 parsel sayılı taşınmazda davalı 130/1049 hisseye sahip olmuştur. O halde, 03.09.2002 tarihinde satın alınarak davalı eş adına tescil edilen 5/1049 hisse edinilmiş maldır TMK m. 222). Mahkemece, 5/1049 hisse yönünden artık değere katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken, taşınmazın tamamının kişisel mal kabul edilerek de delillerin hatalı değerlendirilmesi ile yazılı şekilde karar verilmesi de hatalı olmuştur. c- Davacının ziynetlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Tüm dosya kapsmaı birlikte incelendiğinde; davacının dava dilekçesinde düğünde takılan 78 gr altın ile 33 adet küçük altının bozdurularak taşınmazın alındığını iddia ettiği, 29.01.2014 tarihli açıklama dilekçesinde de taşınmazın alınmasında kullanılan 78 gr altın ile 33 adet küçük altınınının kişisel mal olduğundan tamamınının karşılığını talep ettiği, davalının takı takılmadığını iddia ettiği halde, mahkemece ziynetlere yönelik iddia ve talep yönünden değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davacının ziynetlere yönelik iddia ve talebine ilişkin taraf deliller toplananak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda 2-a, 2-b ve 2-c bentlerinde gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; davacının diğer temyiz itirazlarının yukarda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK Aile Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3 K1086 md.428
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog