Esas No
E. 2017/13885
Karar No
K. 2017/18486
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

15. Ceza Dairesi         2017/13885 E.  ,  2017/18486 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Asıl karar: Özel belgede sahtecilik suçundan TCK.nın 207/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK.nın 158/1-d, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet Ek karar:Temyiz isteminin reddi Özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğu ve sanığın 19/07/2016 tarihli dilekçesi ile eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunduğu anlaşıldığından, mahkemenin 25/07/2016 tarihli ek kararı kaldırılıp, sanığın yokluğunda verilen hükmün dosyadaki bilinen en son adresi olan MERNİS adresine öncelikle Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliği gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu, bu nedenle sanığın temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın katılana ait araç ruhsat fotokopisi ve nüfus cüzdanı fotokopisini kullanarak katılan adına...'da ... nolu gsm hattını alıp kullandığı ve katılan aleyhine 1.100 TL fatura kesilmesine neden olduğunun iddia edildiği somut olayda, A)Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde, Sanığın katılan adına telefon hattı alıp kullanarak katılan aleyhine 1.100 TL fatura yansımasına neden olarak üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

1.Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,

2.Sanık hakkında hükmolunan gün adli para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi,

Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “55 gün” ve "100 TL"adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “5 gün" ve “100 TL" adli para cezası ibarelerinin eklenmesi ve sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması ve hükmün gün adli para cezasının adli para cezasına çevrilmesi ile ilgili kısmına "TCK'nın 52/2 maddesi gereğince" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B)Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanığın, katılan adına gsm abonelik sözleşmesi düzenlemesi şeklindeki eyleminin 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfının özel belgede sahtecilik olarak kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.