10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2017/176 E. , 2017/4450 K.
"İçtihat Metni"
Adalet Bakanlığı'nın, 17/01/2017 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ...’in TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/02/2016 tarihli ve 2015/434 esas, 2016/136 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 31/01/2017 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1.Şüpheli hakkında, 08.05.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına, ayrıca denetimli serbestlik tedbiri kapsamında yüklenen yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması veya kullanması halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği, erteleme kararının tebliğ edildiği,
2.Şüphelinin Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından yapılan uyarıya rağmen ikinci kez yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesi ile şüpheli hakkındaki kamu davasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan TCK'nın 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca cezalandırılması isteğiyle kamu davası açıldığı,
3.Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/02/2016 tarihli ve 2015/434 esas, 2016/136 sayılı kararı ile sanığın TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre, sanığın cezalandırılmasına konu eylemin tarihinin 08/05/2014 olduğu, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesinde bu eylem için öngörülen cezanın alt sınırının 1 yıl hapis cezası olması karşısında, suç tarihinden sonra 6545 sayılı Kanun ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl temel ceza belirlenerek, sanık hakkında fazla cezaya hükmolunmasında isabet görülmemiştir." denilerek, Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/02/2016 tarihli ve 2015/434 esas, 2016/136 sayılı kararının bozulması istenmiştir. C) Konunun Değerlendirilmesi:
Suç tarihi olan 08/05/2014 tarihi itibari ile yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/1. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olduğu, daha sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği,
TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibari ile sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanması gerektiği cihetle, Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/02/2016 tarihli kararında ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve ceza miktarı itibari ile sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/1. maddesi gereğince belirlenmesi, teşdiden üst sınırdan ceza takdir edildi ise gerekçesinin gösterilmesi gerekirken, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibari ile sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/1. maddesi gereğince ceza takdir edildiği izlenimini verecek şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/02/2016 tarihli ve 2015/434 esas, 2016/136 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.