3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2016/1596 E. , 2017/11843 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; tarımsal amaçlı sulama kuyusunun bulunduğunu, davalı tarafından 2005 yılı Mart ayında sayaca müdahale edildiği gerekçesiyle kaçak tutanağı düzenlendiğini, hakkında açılan ceza davasında beraat ettiğini, buna rağmen borcun silinmediğini belirterek; 53.712,88 TL tahakkuk bedelinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının kaçak elektrik kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; haksız fiilden kaynaklı zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğu, dava konusu eylemin 2005 yılında gerçekleştiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın abonelik sözleşmesinden doğduğu konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Buna göre; dava konusu uyuşmazlıkta uygulanacak zamanaşımı süresi, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunması nedeniyle B.K.'nun 125. (yeni TBK.'nun 146.) maddesi gereğince 10 yıl olup, dava tarihine kadar geçen sürede, zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu nedenle davanın esasına girilip, taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.