Esas No
E. 2017/2358
Karar No
K. 2017/3525
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

10. Ceza Dairesi         2017/2358 E.  ,  2017/3525 K.ZINCIRLEME SUÇ HÜKÜMLERININ UYGULANIP UYGULANMAYACAĞI HUSUSU YARGILAMADA SONRA ÖĞRENILMIŞ KYB KONUSU OLAMAZ, 311. MADDE KAPSAMINDA MAHALLINDE ÇÖZÜMLENMELI

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 43

"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı'nın, 13/06/2017 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık S. K.in’in, mahkûmiyetine dair Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12/02/2016 tarihli ve 2015/643 esas, 2016/140 sayılı kararı ile Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/02/2016 tarihli ve 2015/1180 esas, 2016/229 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 28/06/2017 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A) Konuyla İlgili Bilgiler:

1.Sanığın 27.09.2012 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen 11.02.2013 tarihli iddianame üzerine yapılan yargılama sonucunda, Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 17/04/2014 tarihli ve 2013/236 esas, 2014/630 sayılı kararı ile TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği,

2.Bu kararın infazı sırasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlal edildiğinin bildirilmesi üzerine, mahkemece yargılamaya devam edilerek, Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12/02/2016 tarihli ve 2015/643 esas, 2016/140 sayılı kararı ile sanığın TCK’nın 191/1, 62/1, 50 ve 52. maddeleri uyarınca 6.000 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,

3.Aynı sanığın 02.10.2012 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen 07.02.2013 tarihli iddianame üzerine yapılan yargılama sonucunda, Küçükçekmece 9. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 27/03/2014 tarihli ve 2013/172 esas, 2014/648 sayılı kararı ile TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği,

4.Bu kararın infazı sırasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlal edildiğinin bildirilmesi üzerine, mahkemece yargılamaya devam edilerek, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/02/2016 tarihli ve 2015/1180 esas, 2016/229 sayılı kararı ile sanığın TCK’nın 191/1, 62/1, 50 ve 52. maddeleri uyarınca 6.000 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B) Kanun Yararına Bozma Talebi:

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Sanık hakkında, 27/09/2012 tarihli eylemi nedeniyle 11/02/2013 tarihli iddianame ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dava açıldığı, 02/10/2012 tarihli eylemi nedeniyle de 07/02/2013   tarihli iddianame ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dava açıldığı, ikinci eylemini hukukî kesinti gerçekleşmeden işlediği, ancak sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. madde anlamında zincirleme olarak işlediği cihetle, atılı eylemlerden açılmış her iki davanın birleştirilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir." denilerek, Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12/02/2016 tarihli ve 2015/643 esas, 2016/140 sayılı kararı ile Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/02/2016 tarihli ve 2015/1180 esas, 2016/229 sayılı kararının bozulması istenmiştir. C) Konunun Değerlendirilmesi:

Sanık hakkındaki her iki dosyaya konu olan 27/09/2012 ve 02/10/2012 tarihli her iki suça ilişkin olarak da iki ayrı mahkeme birbirinden habersiz olarak yargılama yapmış ve sanığın ayrı ayrı mahkûmiyetine karar vermiştir. Ancak daha sonra, esasen sanığın her iki suçu da hakkındaki ilk iddianame olan Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/1180 esas sayılı dosyasına ait 07/02/2013 tarihli iddianameden önce işlemiş olduğu, bu nedenle aralarında hukuki kesinti oluşmadan işlenen her iki suça ilişkin olarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi için her iki dosyanın birleştirilmesi gerektiği iddiası ileri sürülerek her iki karara karşı kanun yararına bozma ihbarında bulunmuş ise de, her iki mahkeme tarafından hüküm tarihinde bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durumun ilk kez kanun yararına bozma yolu ile incelenmesi mümkün olmayıp, yasaya aykırı olduğu iddia edilen mahkeme kararlarına karşı başvurulacak diğer kanun yolları tükenmediğinden, yargılama sona erdikten sonra ortaya çıkan bu durumun CMK’nın 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kapsamında değerlendirilebileceği cihetle, kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.  D) Karar :

Açıklanan nedenlere göre, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmediğinden, Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12/02/2016 tarihli ve 2015/643 esas, 2016/140 sayılı kararı ile Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/02/2016 tarihli ve 2015/1180 esas, 2016/229 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 14.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.    

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog