10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2017/68 E. , 2017/4216 K.
"İçtihat Metni"
Adalet Bakanlığı'nın, 19/12/2016 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında kamu davasının düşmesine ilişkin Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01/03/2016 tarih ve 2016/145 esas, 2016/264 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 03/01/2017 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A) Konuyla İlgili Bilgiler:
Sanık hakkında 08.11.2015 tarihinde işlediği iddia edilen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olarak yapılan yargılama sonucunda, sanığın bu suçu daha önce Nazilli 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 09/07/2013 tarih ve 2013/227-650 sayılı kararı ile verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş olduğu, bu nedenle 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/5. maddesi gereğince yeni bir kovuşturma konusu olmayacağı gerekçesi ile sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verildiği ve kararın yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği anlaşılmıştır. B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha önce işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak veya kabul etmek suçundan Nazilli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/07/2013 tarihli ve 2013/227-650 sayılı kararı (Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/144-95 sayılı kararı) ile verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazına 25/09/2013 tarihinde başlandığı, sanığın yükümlülüklerinin gereğini yerine getirmesi üzerine 25/11/2014 tarihinde denetimli serbestlik tedbirinin infazen tamamlandığı, yargılama konusu suçun işlendiği tarihin ise 08/11/2015 olması itibariyle daha önce verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlenmediği, yargılama konusu suçun bağımsız, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu teşkil etmesi nedeniyle kovuşturma şartı bulunmadığından bahisle düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01/03/2016 tarih ve 2016/145 esas, 2016/264 sayılı kararının bozulması istenmiştir. C) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanık hakkında daha önce işlediği iddia edilen başka bir “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olarak Nazilli 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 09/07/2013 tarih ve 2013/227-650 sayılı kararı ile verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazına 25/09/2013 tarihinde başlandığı, sanığın yükümlülüklerini yerine getirmesi üzerine de 25/11/2014 tarihinde denetimli serbestlik tedbirinin infazının tamamlandığı, dolayısı ile yargılama konusu olan 08/11/2015 tarihli suçun ayrı bir soruşturma ve kovuşturmaya konu teşkil etmesi gerektiği gayet açıktır. Mahkemece sanığın yargılama konusu suçu daha önceki tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş olduğundan bahisle yeni bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı gerekçesi ile davanın esasını çözer şekilde kamu davasının düşmesine karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan, sanık lehine olarak verilmiş olan bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek, kanun yararına bozma talebi bu yönü ile kabul edilmiştir. D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01/03/2016 tarih ve 2016/145 esas, 2016/264 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası ile 4.fıkrasının (c) bendi uyarınca, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 28.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.