17. Ceza Dairesi
17. Ceza Dairesi 2015/28142 E. , 2017/13033 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.01.2014 tarih ve 2013/2-686 Esas ve 2014/19 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, hırsızlık suçunun konusunu çalınmak istenen aracın kendisinin oluşturması durumunda araca verilen zarardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde mala zarar verme suçundan da ceza verildiğinden, mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulması olanaklı kabul edilmiştir.
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
1.Suça sürüklenen çocuğun savcılık aşamasındaki savunmasında, mahalleden tanıdığı ...'ün bahsedilen arabayla kendisini aldığını, aracın çalıntı olduğunu bilmediğini, aracın içerisine sigara izmariti attığını, suçlamayı kabul etmediğini, mahkemesince alınan savunmasında da üzerine atılı suçu işlemediğini söylediği, olay sonrasında alınan savunmasında da olayları karıştırdığını söylemesi karşısında; çelişki nedeniyle sorulmasına rağmen savcılıktaki ifadesinin doğru oldugunu söylemişse de olay yeri inceleme raporu ve dosya kapsamına göre, dosyaya konu olayla ilgili araba içerisinden sigara izmariti çıkmadığı da göz önüne alınarak suça sürüklenen çocuğun savunmalarında belirttiği ... ve...'nin duruşmaya çağrılarak tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyetine karar verilmesi,
2.Kabule göre de; 31.07.2013 tarihli olay görgü tespit ve teslim tutanağına göre, aynı gün 04.45 sıralarında haber merkezinin dosyaya konu aracın terk halinde bulunduğunu bildirmesi üzerine ekiplerce olay yerine gidildiği, sorgusunda çalıntı kaydı olmadığı ve müştekinin beyanında, 30.07.2013 tarihinde 22.00 sıralarında ikametinin önüne park ettiği aracının çalındığını 31.07.2013 tarihinde 05.00 sıralarında polislerin bilgilendirmesiyle ögrendiğini belirttiği, suça sürüklenen çocuğun suçlamayı aşamalardaki beyanlarında kabul etmeyişi ve saate dair bir beyanının bulunmadığı, her ne kadar tutanağa göre 04.45 sıralarında araç bulunduysa da, bulunduğu tarih olan 31.07.2013 günü 04.43'e kadar gece olduğunun anlaşılması ve zaman konusunda netlik bulunmayışından'' şüpheden sanık yararlanır" kuralı uyarınca eylemin gündüz gerçekleşen hırsızlık olarak kabulü gerektiği gözetilmeden ve suçun gece sayılan zaman dilimi içinde işlendiğini gösteren kanıtların da neler olduğu açıklanıp tartışılmadan, yazılı şekilde 5237 sayılı TCY'nın 143. maddesine göre suça sürüklenen çocuğa verilen cezanın artırılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk ...'nın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 31.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.