15. Hukuk Dairesi
15. Hukuk Dairesi 2016/3901 E. , 2017/3747 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi.
Davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle İstanbul Liman Başkanlığı ile 25.10.2005 tarihli Sulh Protokolü’ne göre denetleme kuruluşu olan ... Gözetim Hizmetleri Şirketi’nin yazı cevaplarına göre elektrik tesisatı işlerinin tamamlanarak geminin yola elverişlilik belgesi aldığının anlaşılmasına ve davalının delil tespitindeki eksikleri kendisinin tamamladığına dair herhangi bir savunması ve ibraz ettiği bir delilinin bulunmadığının anlaşılmasına ve icra takibinin kabul edilen asıl alacağa yıllık %5 oranını aşmamak koşuluyla 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesinde belirtilen USD cinsinden yabancı para faiz oranları uygulanarak devam edeceğinin tabi bulunmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Davacı davasında, davalı’dan olan alacağı ile ilgili olarak icra takibine geçtiğini, ancak takibe itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptâline karar verilmesini istemiş, mahkemece yargılama yapılıp bilirkişiden raporlar da alınarak dava kabul edilmiştir. Alacağın varlığı ile miktarı yapılan yargılamada taraf delilleri tartışılıp alınan bilirkişi raporları da değerlendirilmek suretiyle saptanmış olup likid olmadığından ve davalı; itirazında haksız sayılamayacağından davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır (İİK 67. madde). Kararın bu nedenle bozulması gerekir. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nın 438/VII. maddesi gereği düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.