Esas No
E. 2016/2676
Karar No
K. 2017/4943
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2016/2676 E.  ,  2017/4943 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/11/2015 tarih ve 2014/1327-2015/952 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline ait 2010 model ... marka ... adlı teknenin davalı ... A.Ş. tarafından tekne sigortası ile sigortalandığını, teknenin müvekkili tarafından ... Limanında kullanıldığı sırada ve manevra yaparken pervane ve bağlantılarında çarpma sonucu hasar meydana geldiğini, daha sonra teknenin vinç marifetiyle limana çekildiğini, kendi imkanları ile servise götürdüğünü, sigorta şirketi tarafından hasar dosyası ile hasar tespitinin yapıldığını, hasarın oluşumunda müvekkilinin ihmalinin bulunmadığını, bulunsa dahi zararın poliçe kapsamında olduğunu ileri sürerek şimdilik 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili davanın hizmet sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle Deniz Ticaretine ilişkin olmadığı, görevli mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ayrıca davacının tüketici vasfı olduğundan dolayı davanın ... Tüketici Mahkemesinde görülmesi ve mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiği, sigorta ettirenin riziko gerçekleşince durumu derhal sigortacıya bildirilmesi, aksi halde zararın artışına neden olmuşsa kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılacağını, ayrıca zararın önlenmesi, azaltılması, engel olunması veya sigortacının üçüncü kişilere olan rücu hakkının kullanabilmesi için imkanlar ölçüsünde önlemeler almakla yükümlü olduğunu, zararın artmasına sebebiyet verilmesi halinde kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılması bildirerek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava tekne sigorta poliçesi ile sigortalı teknede meydana gelen hasar nedeniyle tazminat istemine ilişkin olduğu, Tekne Sigortası Genel Şartlar A.3 maddesinde ziya ve hasar yahut sorumluluk tazminatı ve bunlara ilişkin masrafların kapsam ve içeriğinin, dahil ve istisna edilen rizikoların özel şartlarla belirleneceği hükmünün bulunduğu, bu hükme istinaden poliçeye eklenilen klozlardan, INSTİTUTE YATCH CLAUSES 1.11.85 CL 328 ve 1.11.85 CL 329 nolu klozların birlikte değerlendirilmesiyle teknenin İNSTUTE YACHT CLAUSES 5.2 maddesinde yer aldığı üzere sürat teknesi vasıflarını taşıdığı, poliçede de 17 mil üstü olarak sürat teknesi vasfının belirtildiği, bu halde İNSTUTE YACHT CLAUSES m. 19'da yer alan sürat botu klozunun uygulanması gerektiği, bu yükünde yer alan 19.2 maddede geminin "19.2.1 fırtınaya açık plaj veya kıyıda dubaya bağlı ya da demirli iken içinde hiç kimse olmaksızın bırakıldığı sırada oturması, batması, denize gömülmesi veya dalması, yahut sürüklenerek hasara uğraması nedeniyle..." ayrıca "19.3 dümen, bağlantı mili (strat şaft) veya pervane için aşağıda belirtilen maddeler dışında tazminat kabul edilmez" hükmünün yer aldığı, bu hükmün açıkladığı 19.3.1 maddesinde 9.2.2.1 ve 9.2.2.2 klozları gereği (bu klozlardan 9.2'de motor ve bağlantılarının (bağlantı mili, strat şaft ve pervane hariç) ..... uğradığı ziya ve hasarın 9.2.2.1 ile 9.2.2.2 deki hasarlar kapsamında kalmadığı yani şaft ve pervanelerin sigorta kapsamında bulunmadığı, ayrıca ikinci hasar olan sigortalının tekneyi terk etmesi ile oluşan kısmi batma ile meydana gelen hasarlarında İNSTUTE YACHT CLAUSES 19.2.1 gereğince teminat kapsamı dışında kaldığı, ancak teknenin karaya alınması, çekme ücretinin İNSTUTE YACHT CLAUSES madde 9.3 gereğince ödenmesi gerektiği, alınan bilirkişi raporunda çekme atma ücretinin 400,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 400,00 TL çekme atma ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1.Dava, Tekne Sigorta Poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine yöneliktir.

28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.

HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda; davanın açıldığı 22.09.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu sigorta işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hususu gözetilmeksizin HMK 114/c maddesi gereğince mahkemenin görevsizliği nedeniyle HMK 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2.Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın res'en BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.