4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2017/18830 E. , 2017/24959 K.CEZAEVINDE BULUNAN SANIĞA VASI ATANMASI IŞLEMLERI DEVAM EDERKEN SANIĞA UZLAŞMA TEKLIFI YAPILMASI ILE UZLAŞTIRMANIN BAŞARISIZLIKLA SONUÇLANDIĞINDAN BAHISLE HÜKMÜN AYNEN INFAZINA KARAR VERILMESI BOZMAYI GEREKTIRIR VASI ILE YAPILMALI.
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 43
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 106
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 125
"İçtihat Metni"Tehdit ve hakaret suçlarından sanık M. B.'nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1-2, 106/1, 43 ve 62. maddeleri gereğince 3 ay 3 gün ve 6 ay 7 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair, Karşıyaka (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/05/2012 tarihli ve 2012/131 esas, 2012/658 sayılı kararının, Yargıtay4. Ceza Dairesinin 24/05/2016 tarihli ve 2014/7993 esas, 2016/10289 karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanması neticesinde kesinleşmesini müteakip, cezaların infazı sırasında Cumhuriyet Başsavcılığınca 02/12/2016 tarihindeyürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253.maddesinde yapılan değişiklik ile infaza konu ilamdaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinin kabulü ile dosyanın uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilmesine ilişkin, anılan Mahkemenin 07/12/2016 tarihli ve aynı sayılı ek kararını müteakip,uzlaştırma işleminin yapılamadığına ilişkin uzlaştırma raporunun Mahkemeye sunulması sonrasında, hükmün aynen infazına dair anılan Mahkemenin 08/03/2017 tarihli ve 2012/131 esas, 2012/658 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2017 tarihli ve 2017/558 değişik iş sayılı kararı, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 23/08/2017 gün ve 94660652-105-35-7540-2017-Kyb sayılı istemleri veYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/09/2017 gün ve 2017/50657 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi: Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre 01/03/2017 tarihli uzlaştırma raporu ile, taraflar arasında uzlaştırma sağlanamadığından bahisle sanık hakkındaki hükümlerin aynen infazına dair karar verilmiş ise de, uzlaştırmacı Y. Y. tarafından 03/02/2017 tarihli dilekçe ile, sanığın cezaevinde olmasından dolayı sağlıklı karar alamayacağını ve kendisine vasi atama işlemlerinin devam ettiğini, yapılacak görüşmelerin vasisi aracılığıyla sürdürülmesini beyan ettiğinden bahisle ek süre talep edilmesine rağmen, anılan işlemin sonucu beklenilmeden ve vasi ile görüşme yapılmadan, müştekinin bir miktar para talebinin olduğu da dikkate alındığında sanığın bu parayı cezaevinde temin etmesinin mümkün olmadığı da gözetildiğinde, uzlaştırma hususunda sanığın beyanının alınmış olduğunun kabul edilemeyeceğianlaşılmakla, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır. Muhakemesi Kanunu’nun 253.maddesinde yapılan değişiklik ile infaza konu ilamdaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinin kabulü ile dosyanın uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilmesine müteakip yapılan uzlaştırma işlemlerinin yasaya uygun olup olmadığının ve buna bağlı olarak uzlaştırma işleminin yapılamadığına ilişkin uzlaştırma raporunun Mahkemeye sunulması sonrasında, hükmün aynen infazına dair anılan Mahkemenin 08/03/2017 tarihli ve 2012/131 esas, 2012/658 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2017 tarihli ve 2017/558 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki düzenleme karşısında; kesinleşen hükümlerde de uzlaşma hükümlerinin uygulanmasının gerektiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06/12/2016 tarihli ve06.12.2016 tarih, 2014/13-194 Esas ve 2016/466 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK'nın ''zaman bakımından uygulama'' başlığını taşıyan 7. maddesinin 2. fıkrasındaki ''suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanıp, infaz olunacağına'' dair düzenleme ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun ''Mahkûmiyet hükmünün yorumunda ve çektirilecek cezanın hesabında duraksama başlığını'' taşıyan 98/1. maddesinde ''Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir.'' amir hükmü uyarınca, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş, aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendine mevcut (2) ve (3) numaralı alt bentlerden sonra gelmek üzere (3), (5) ve (6) numaralı alt bentler eklenmiştir.Bu bentlere göre, tehdit (madde 106, birinci fıkra), hırsızlık(madde 141), dolandırıcılık (madde 157) suçları uzlaşma kapsamına alınmıştır. Kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırma sürecinde tarafların kötü niyetlerinin önüne geçilmeli Kanunun taraflaratanıdığı temel güvencelere riayet edilmelidir. Dosya kapsamı,kanun yararına bozmaistemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
Sanık M. B.'nin,Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesinin 15/05/2012 tarih ve 2005/197 Esas 2012/1236 Karar Sayılı kararıyla 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası nedeniyle 16/01/2017 tarihinde hükümlü olarak cezaevine girmesi, cezaevi idaresi tarafından 30/01/2017 tarihindevasi atanmasının talep edilmesi ve Bolvadin Sulh Hukuk Mahkemesinin 23/03/2017 tarih ve 2017/54 esas ve 2017/164 sayılı kararıyla sanığa vasi atanması, sanığa uzlaşma teklifinin yapıldığı sıradacezaevinde bulunmasıve vasi işlemlerinin devam etmesi karşısında; mahallinde yapılan uzlaştırma işlemlerinin yasaya uygun olmadığı gözetilmeden, uzlaştırma işleminin yapılamadığına ilişkin uzlaştırma raporunun Mahkemeye sunulması sonrasında, hükmün aynen infazına dair Karşıyaka (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/131 esas, 2012/658 karar sayılı ve 08/03/2017 tarihli ek kararına karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken itirazın reddine ilişkin mercii Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2017 tarihli ve 2017/558 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır. IV-Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden mercii Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2017 tarihli ve 2017/558 Değişik İş sayı ile verilip kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre, sonraki işlemlerin,
CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci mahkemesince yerine getirilmesine,15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.