3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2017/14750 E. , 2017/16142 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, 29/09/2005 tarihli sözleşme ile taşınmaz satınalmak için davalı ile anlaştığını, davalının peşinat olarak 20.000.00.- TL aldığını, tapu devrinin yapılmadığını ,icra takibinin itiraz nedeni ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir . Davalı, davanın reddini istemiştir. Mahkemece ; Davanın kısmen kabulüne, Davalının ...
8.İcra Müdürlüğünün 2011/6186 esas sayılı icra takibine itirazının 20.000 TL asıl alacak ile bu miktarın takip tarihinden işleyecek yasal faizi yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, Asıl alacak üzerinden %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2 maddesinde düzenlenen icra inkar tazminatının amacı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız itirazları önlemektir. Eğer alacaklı itirazın iptali davasında haklı çıkar ve borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse istek halinde alacaklı yararına, eğer davalı borçlu haklı çıkar ve dava reddedilirse bu kez alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu ile yine istek halinde borçlu yararına tazminata hükmedilir. Ne var ki icra inkar tazminatı, niteliği gereği ancak itirazın iptali davası sonucunda davanın tamamen veya kısmen kabulüne karar verilmesi koşuluna bağlı olarak hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminattır. Yasa ile güdülen amaç borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir.Somut olayda uyuşmazlık, Adli Tıp Kurumu raporuna ve hukukçu bilirkişinin hazırladığı rapora dayanılarak aydınlatılmıştır. Diğer anlatım ile uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden , alacak likit olmadığından bu konudaki istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir , hükmün bozulması gerekmiştir.