null 2018/93 E. , 2018/132 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2018/93
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARI VEREN
MAHKEME : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 06/10/2017 Tarihli Tensip Tutanağı 11 Nolu Ara Karar
06/10/2017 Tarihli Gerekçeli Ara Karar
DOSYA NUMARASI: 2017/1068 Esas ( Derdest Dava Dosyası )
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
TALEP
İhtiyati Tedbir
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFIN İDDİASININ ÖZETİ:
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2/3 hissedarı olan ...' ın şirketi kötü ve kötü niyetli olarak yönettiğini, yönetim kurulu başkanı olan ....' ın hiç kimseye bilgi vermeden, açıklama yapmadan ve kendi şahsi malıymış gibi şirketi yönetmekte olduğunu, şirketin içini boşaltmak ve müvekkilinin sermayesinin ortadan kalkmasını sağlayacak davranışlara giriştiğini, bu kapsamda faturasız satışlar yaptığını, şirketin eski ortağının hisse devir bedelini şirket kasasından ödemesine rağmen şirketin eski ortağından olan alacaklarını talep etmekten kaçındığını ve bu ortağın şirkete olan borcunu yasalara aykırı olarak yapılandırarak azınlık hissedarı olan müvekkilinin üzerine gelmekte olduğunu, ayrıca aynı adreste benzer ticari unvan ile kurduğu şirkete malların aktarılmasını sağladığını ileri sürerek ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile öncelikle şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 06/10/2017 tarih ve 2017/1068 Esas sayılı tensip 11 numaralı ara karar ile; "Anonim şirketlerde yasa gereğince yönetim kurulu genel kurulca belirlenir, görevden alınır, yetkileri sınırlandırılabilir. İhtiyati tedbire konu olduğu şekilde yönetim kurulunun görevlerinin kaldırılması, sınırlandırması sonucunu doğuracak şekilde kayyım atanmasına ilişkin ticaret kanunnuda bir hüküm bulunmayıp; limited şirketler yönünden hüküm mevcuttur (TTK 630/2) bu nedenle limited şirketlerde düzenlenen "mahkeme kararıyla yönetimin yetkilerinin sınırlandırılması/kaldırılması", anonim şirketlerde bulunmadığı; öte yandan limited şirketler yönünden düzenlenmeyen hususlarda yasanın A.Ş yönünden hükümlerin uygulanacağı şeklindeki atfının; LTD'deki uygulamaların A.Ş'e uygulanacağı şeklinde de bir atfın bulunmadığı gözetildiğinde; anonim şirketlerde yöneticilerin yetkilerini kısıtlayacak şekilde bir ihtiyati tedbir kararının verilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davacı tarafın, ancak görevini su istimal eden yönetici varsa yöneticinin sorumluluğunu gerektiren davalara açabileceği, cezai yönden şikayet hakkını kullanabileceği fakat ihtiyati tedbir yoluyla A.Ş'e kayyım atanmasını talep edemeyeceği, sadece organ eksikliği halinde bu talebin değerlendirileceği belirlenmekle, Davacının ihtiyati tedbir yoluyla şirkete kayyım atanması talebinin kabulünün mümkün görülmediği " gerekçeleri ile; " İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE, " karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesi ile,
Şirkete kayyum atanması taleplerinin reddine ilişkin, Mahkemenin 06.10.2017 tarihli ara kararının ve gerekçelerinin kabul edilebilir olmadığını, şirketin kayyum atanmadan yönetilmesi halinde müvekkilinin zarara uğrayacağını ve ileride yeni davaların açılmasına sebep verileceği dikkate alınarak; İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı'nın 06.10.2017 tarihli tensip tutanağının tedbirin reddine ilişkin ara kararının kaldırılarak şirket yönetiminin kayyuma devri ile şirkete kayyum atanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından davalı şirketin 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin genel kurul kararlarının iptaline ilişkin olarak açılan derdest davada davalı şirkete kayyım atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinin reddi üzerine davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı, davalı şirkete kayyum atanması talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi ara kararına karşı istinaf yoluna başvurmuş ise de; Asıl olan şirketlerin ortakları tarafından alınan kararlar ile belirlenen yöneticiler tarafından yönetilmesi olduğu, şirkette organ boşluğu olmadığı, davalı şirket yöneticisinin şirketi kötü yönetip yönetmediğinin ve şirketin içinin boşaltılıp boşaltılmadığının ancak yapılacak yargılama sırasında toplanacak delilerle ortaya çıkacağı, bu aşamada dosyaya yaklaşık ispatı sağlayacak herhangi bir delil de sunulmadığından istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan 85,70 TL istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına,
3.Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL harç istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6.Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/02/2018 tarihinde HMK' nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.