null 2018/147 E. , 2018/123 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
İSTANBUL ANADOLU TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; Dava dışı ...ait "......Üsküdar/İstanbul" adresindeki dairenin "..... ile müvekkilinin sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, .....e ait daireye alt katında bulunan davalılara ait dairenin elektrik kontağından çıkan yangından kaynaklı is sirayet ettiğini ve kirlenme ile hasar meydana geldiğini, çıkan yangının itfaiyenin müdahalesi ile söndürüldüğünü, mevcut hasar neticesinde yapılacak onarım ve ikameler kapsamında gerekli harcamaların yapıldığını, sigortalının zararı için kendisine 10.291,96TL poliçe teminatı ödendiğini, ödenen hasar bedelinin rücuen tazmini için davalıların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında sorumluluğunun mevcut olduğunu ve huzurdaki haklı davalarının konusunu oluşturduğunu, müvekkil şirket tarafından sigortalıya hasar bedeli olarak ödenen toplam 10.291,96TL tazminatın 28/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ....... cevap dilekçesinde; İtfaiye raporundan da anlaşılacağı üzere yangının belirlenemeyen bir nedenden çıktığını, dava konusu dairenin sadece is nedeniyle hasara uğradığının belirtildiğini, isin yapılan temizlik ile geçmiş olduğunu, yangının çıkmasında herhangi bir kusurlarının olmadığını, davacının bu nedenle dava açma hakkının olmadığını, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmisini talep etmiştir.
İstanbul Anadolu ....... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .......... Sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddine karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Somut olayda uyuşmazlık, 6102 Sayılı TTK'nun 1472(6762 Sayılı TTK'nun 1301.) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalılardan rücuen tahsili isteminden ibarettir. 6100 sayılı HMK'nin 2. maddesine göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I maddesinde de, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun ..... tarih ve ... esas 9 karar ..... sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.” şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı sigorta şirketi olup, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Davacıya sigortalı yer konut niteliğinde olup, sigortalı ve davalılar tacir değildirler. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. Dava, 6102 sayılı TTK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır.
Uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Aynı doğrultudaki içtihatlar: Yarg. ................................ Bu nedenle, davanın HMK 114 1-c maddesi gereğince görevsizlik nedeniyle HMK 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1.Davanın GÖREV NEDENİYLE dava şartı yokluğundan HMK 114/1-c, 115/2 ye göre usulden REDDİNE,
2.HMK 20 md.ye göre kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haflatık süre içinde başvuru halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İSTANBUL ANADOLU . ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3.HMK.'nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4.Mahkememizin iş bu kararı ile İstanbul Anadolu.... Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan iş bu kararın kesinleşmesine müteakip olumsuz görev uyuşmazlığın giderilmesi için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.