Esas No
E. 2015/4722
Karar No
K. 2015/9180
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

12. Hukuk Dairesi         2015/4722 E.  ,  2015/9180 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi ve borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

1.Şikayetçi ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;

İİK'nun 134/2 maddesinde “İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler” hükmüne yer verilmiştir.

Takip dosyasındaki tapu kaydına göre, şikayetçi ...'ın 1/5 oranında satışa konu taşınmazda paydaş olduğu görülmektedir. Bu durumda şikayetçinin İİK.nun 134/2. maddesinde sayılan ilgililerden olması nedeniyle aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Mahkemece adı geçenin şikayetinin esastan incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

2.Borçlu ...'ın temyiz itirazlarına gelince; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; kendisine yapılan tüm tebligatların usulsüz olarak tebliğ edildiğini de ileri sürerek ihalenin feshini istemiş, mahkemece ihalenin usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığı kabul edilerek istemin reddine karar verilmiştir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinde tebligatın, muhatabın bilinen en son adresine yapılacağı belirtilmiş, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile eklenen aynı maddenin ikinci fıkrasında ise aynen “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmü getirilmiştir.Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Kendisine veya adresine Kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır." 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 11/01/2011 tarih ve 6099 Sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin 2. fıkrasında; "Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır" düzenlemesi yer almaktadır. Söz konusu maddeye göre, tebligat yapılabilmesi, muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunmaması şartına bağlanmıştır. Adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin tespit edilmesi halinde 6099 Sayılı Kanun ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılacaktır.Tebligat Kanunu'nda 6099 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrası, gerçek kişiler yönünden 35. maddeye göre tebligat yapılabilmesi için, borçlunun adres kayıt sisteminde bir adresinin bulunmaması ve ayrıca daha önce kendisine veya adresine Kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olması zorunludur.Somut olayda borçluya satış ilanı, Tapu Müdürlüğü yazı cevabında belirtilen; ... ... Sok. ... şeklindeki ev adresine tebliğe çıkartılmış, tebligatın iade edilmesi üzerine aynı adrese TK'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir Borçluya gönderilen satış ilanı, yukarıda anılan Tebligat Kanunu'ndaki 19/01/2011 tarihli değişiklikten sonra Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir.

Borçlu gerçek şahıs olup, icra müdürlüğünce, borçlunun adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve daha evvel usulüne uygun bir tebligat yapılmadan, bilinen son adrese satış ilanı tebligatının doğrudan TK'nun 35. maddesine göre yapılması usulsüzdür.

İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.

O halde mahkemece, takip dosyasında borçlunun bilinen son adresine daha önce usulüne uygun bir tebligat yapılıp yapılmadığı, eğer yapılamamışsa, borçlunun tebliğ tarihi itibariyle adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunup bulunmadığı araştırılıp, satış ilanının TK'nun 35. maddesine göre tebliğinin usule uygun olup olmadığı tesbit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : 1- Şikayetçi ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle;

2.Borçlu ...'ın temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog