17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2014/3184 E. , 2015/8750 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, borçlu davalı ... hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığı ve haklarındaki takipleri sonuçsuz bırakmak için dava konusu taşınmazı davalı kardeşi Dursun'a devrettiğinden bu devre ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., taşınmazda 3 hissedar olduklarını, kardeşinin borcu nedini ile satmayı düşününce onun hissesinide satın aldığını, muvazaanın olmadığını haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davalı 3.kişi Dursun'un, borçlu Metin'in bir kısım borçlarını ödediği, ödediği miktar ile dava konusu taşınmazın değerinin aynı olduğu ve iddiasını teyid ettiği, muvazaa olgusunun kanıtlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK'nun 278/3-1 maddesine göre Karı-koca ile usul füru, neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar bağış niteliğinde olup anılan maddenin 1.fıkrası gereğince batıldır.
Dosya içeriği ve taraf beyanları ile davalıların kardeş oldukları sabittir. Dava konusu taşınmaz borcun doğmundan sonra davalı kardeşe devredildiğinden İİK'nun 278/3/1 maddesi gereğince bağış niteliğinde olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.