(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/14328 E. , 2013/6443 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Hor kullanma tazminatı
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı hor kullanma tazminatı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava,hor kullanma tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili,dava dilekçesinde özetle,davacıya ait taşınmazda 01/10/2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olarak oturan davalının 09/06/2010 tarihinde haber vermeden taşınmazı boşalttığını,davalının taşınmazı hor kullandığını belirterek hor kullanım nedeni ile 1.900 TL hasar bedeli ve 515 TL tespit-ihtarname gideri olmak üzere toplam 2.415 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili,kira sözleşmesinde kiralayanın ....olduğunu,davacının kira sözleşmesinde taraf olmadığını belirterek davanın husumetten reddini talep etmiştir. Mahkemece,dava açan .....nun aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 1086 sayılı HUMK'nun 59. vd. maddeleri(6100 sayılı HMK'nun 72.maddesi) gereğince dava ancak davacının bizzat kendisi ya da vekil olarak tayin edeceği kişi tarafından açılabilir. Türk hukuk sisteminde bazı istisnalar dışında dava ancak bir avukat tarafından takip edilebilir. Avukat olmayan vekil tarafından(vekaletnamede dava açıp takip etmek için açık bir yetki bulunsa dahi) dava açılamaz ve takip edilemez.818 sayılı Borçlar Kanunun 386 ve 388 maddeleri de benzer şekildedir. Davada vekil olamayacak kişilerin davaya vekalet ehliyeti yoktur. Davaya vekalet ehliyeti dava şartıdır. Bu nedenle mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. Dava açma ve takip etme ehliyeti bulunmayan kişi tarafından açılan davada mahkemece dava esasa girilmeden vekalet ehliyeti bulunmaması nedeniyle reddedilmelidir. Ancak,böyle durumlarda dava hemen reddedilmeyip davaya vekalet ehliyeti olmayan kişi tarafından adına dava açılmış olan davacıya bu davaya icazet verip vermeyeceğinin bildirilmesi için uygun bir süre verilmelidir(1086 sayılı HUMK'nun 59-61 maddeleri)(6100 sayılı HMK'nun 115/2 maddesi).Davacı davaya icazet verir ise davaya devam edilir. Davacı davaya iki şekilde icazet verebilir. Davacı ya davayı kendisi takip edebilir ya da avukata vekalet vererek vekil ile davayı takip ettirir.
Olayımıza gelince: Dava dilekçesinde,davacı olarak ....vekili ....yazılmıştır. Bu davada davacı ....dur. Ancak dava ....un vekili ....arafından vekaleten açılmıştır. Davayı açıp takip eden avukat ise .....vekilidir. Yukarıda açıklandığı üzere,davacı ....u vekaleten(dosyaya sunulan vekaletnamesi bulunsa da) .... açıp takip edemez. Mehmet Şuşoğlu'nun vekalet ehliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece dava hemen vekalet ehliyeti bulunmaması nedeniyle reddedilmemeli,yukarıda açıklandığı üzere davacı Nur Melek Şuşoğlu'nun davaya icazet verip vermeyeceğinin bildirilmesi için imkan tanınmalı,gerektiğinde davacıya meşruhatlı davetiye tebliğ edilmeli,davacı Nur Melek Şuşoğlu'nun davaya icazet verip vermesi halinde (ya davayı bizzat takip etmesi ya da dava açan veya başka bir avukata vekalet vererek ) davanın esasına girilerek esas hakkında hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı adına vekaleten dava açan Mehmet Şuşoğlu'nun aktif husumet.... ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.