Esas No
E. 2016/9386
Karar No
K. 2018/1410
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

19. Ceza Dairesi

E. 2016/9386 K. 2018/1410 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/9386, K. 2018/1410, T. 14.02.2018
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
19. Ceza Dairesi
Esas No
2016/9386
Karar No
2018/1410
Karar Tarihi
14.02.2018
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

19. Ceza Dairesi         2016/9386 E.  ,  2018/1410 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi

SUÇ: 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

İİK'nın 345/a maddesinde yalnızca sermaye şirketlerinden bahsedildiği, şikayete konu olayda icra dosyasının borçlusu S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi olup, 6102 sayılı TTK'nın 124. maddesinin ikinci fıkrasında sermaye şirketleri açıkça "anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket" olarak belirtildiği, bu sebeple kooperatiflerin sermaye şirketi olarak kabul edilmediği, bu anlamda kooperatifi idare ve temsile yetkili olanların "sermaye şirketinin iflasını istememek" suçunun faili olamayacağından dolayı sanıkların beraatine karar vermek yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,

Kabule göre de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 75. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezası gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar önödemeye tabi olup, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 345/a maddesinde öngörülen suçun cezasının üst sınırının üç ay hapis cezası olduğu ve suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunmadığı gözetilerek, sanık hakkında önödeme ihtaratında bulunulup, sonucuna göre hukuki durumun tayini gerekirken anılan ihtarat yapılmadan mahkumiyet kararı verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş ve şikayetçi vekili ile sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 14.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog