Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2016/611
Karar No
K. 2018/250
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2016/611 Esas
KARAR NO: 2018/250
DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/06/2016
KARAR TARİHİ: 03/04/2018

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde; vekiledeni banka ile davalı ... A.Ş. arasında bağıtlanan Kredi Sözleşmeleri uyarınca davalıya ... nolu ticari kredi kartı kullandırıldığını, diğer davalıların işbu kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine borçlulara 10.02.2015 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamenin gönderildiğini, kredi ödenmediğinden borçlu davalılar aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... E, sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, borçlu davalıların haksız yere itiraz ettiklerini beyanla, davalıların itirazının iptali ile takibin devamına ve davalılar aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

CEVAP

Davalılara ayrı ayrı usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermedikleri, ön inceleme duruşmasına ... imzasıyla mazeret dilekçesi gönderildiği ekinde vekaletnameler olmadığı akabinde 11.04.2017 tarihli duruşma ve son celse hariç tüm duruşmalara davalılar vekili olarak Av. ...'in mazeret dilekçesi gönderdiği, ekinde vekaletname mahkememiz dosyasına sunulmamış ise de, takipte tüm davalılara ait vekaletnamenin bulunduğu, davalılar vekilinin duruşmalara katılmadığı, davaya yazılı beyan sunmadıkları anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Dava; İİK'nun 67. Maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.

Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmişler, davada; ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasına, banka kayıtlarına, genel kredi sözleşmelerine, kat ihtarnamesi ve bilirkişi incelemesine dayanmışlardır.

Davaya dayanak ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasında; alacaklı ... A.Ş. tarafından, davalı borçlular ... A.Ş, ... A.Ş, ... ve ... aleyhine ... nolu kredi kartı borcuna dayalı olarak 41.735,81 TL asıl alacak, 2.760,09 TL kat tarihine kadar işlemiş akdi faiz, 2.778,11-TL işlemiş temerrüt faizi (%30,24 Temerrüt Faizi), 130,49-TL vergiler toplamı, 174,67 TL masraf olmak üzere toplam 47.579,20-TL alacağın tahsili için 21.04.2015 tarihinde ilamsız genel haciz yoluyla takibe girişildiği, borçluların vekilleri vasıtasıyla 15.06.2016 tarihinde süresinde yetkiye, asıl borca, faize, oranına ve takibin tüm ferilerine itiraz ettikleri, takibin durduğu işbu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki ilişkinin 04.04.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklandığı, sözleşme altındaki imzaya ya da içeriğine itiraz edilmediği, ancak davalı yanın icra müdürlüğünün yetkisine ve alacak ile tüm ferilerine itiraz etmiş oldukları, çekişmenin alacağın varlığı ve miktarı hususunda olduğu , dava şartlarında bir eksiklik bulunmadığı ilk itiraz olarak yetki itirazında bulunulduğu anlaşılmaktadır. Yanlar arasında bağıtlanan Genel Kredi Sözleşmesinin 65 maddesi uyarınca ihtilaf halinde İstanbul İcra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğu düzenlemesine ve HMK 17. Maddesine göre davalıların takipte yetki itirazının reddine karar verilmiştir.

Dayanak delillerden; davacı bankanın, davalılar adına düzenlediği ihtarnamenin dava dışı ...'e ait ... no' lu kredi (ek) kartından (imzalanan kredi kartı sözleşmesi kapsamında şirkete ticari kredi kartı verilmiş olup, ...'e de aynı hesaba bağlı ek kart verilmiş olmakla) kaynaklanan borçları içerdiği, davacı bankanın Sözleşmenin Kurumsal Kredi Kartı/Şirket Kredi Kartlarına yönelik 53 dayanak yapmak suretiyle (53.Md. Şirketçe belirlenen elemanlara, bankaca tanınan limiti dahifinde şirket kredi kartı hesabından tahsil edilmek üzere alışverişlerde hizmetlerde ödeme aracı olarak kullanılmak, nakit çekme ve kendilerine tanınan diğer kim işlem ve tasarruflarda bulunmak üzere verilen kartlar işbu sözleşme kapsamındadır) dava dışı belirtilen kişiye, 04.04.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında ek kart düzenleyip kullanımına sunduğu, dolayısıyla dava dışı ...' e ait kart harcamalarından davalı ... A.Ş'nin sorumlu olduğu ve söz konusu kredi kartı harcamalarının uzun bir dönem şirket tarafından tümüyle ödendiği

Genel Kredi Sözleşmesinin Kanuni İkametgah ve Tebligat Adresine Yönelik 66. maddesinde; "Müşteri, kanuni ikametgahının ve tebligat adresinin aşağıdaki olduğunu, adres gösterilmemiş ise, bu adreslere yapılacak tebligatların usulüne uygun yapılmış addedileceğini burada beyan etmektedirler. Bu adreste vaki olacak değişik, noter kanalı ile bildirilmiş olmadıkça büinen son ikametgah ve tebligat adresine tebligatlar da usulüne uygun şeklide yapılmış addedilecektir." hükmüne yer verildiği,

Davalıların tebligat adreslerinin, 5464 sayılı BKKK' nin 45. Maddesine ve Sözleşmenin 66. maddesine uygun şekilde sözleşmede belirtildiği, ancak 10.02.2015 tarihli İhtarnamenin davalılar ... AŞ. ve ...'nın sözleşmede belirtilen tebligat adreslerine gönderilmediği, gönderilen adresin davalıların tebligat adresi olduğunun kanıtlanamadığı ve tebligat parçalarından her iki ihtarnamenin muhataplarına tebliğ edilmeyerek merciine iade açıklaması ile bila tebliğ iade edildikleri, davalılardan ...'e gönderilen ihtarnamenin sözleşmede yer alan adresine gönderildiği, ancak Taşındığı-muhtarlık kaydı yoktur -iade 24.02.2015 açıklaması ile ihtarnamenin merciine iade edildiği,

10.02.2015 tarihli kat ihtarnamesinin davalılar, ... A.Ş. ve ... ya tebliğ edilemediği, ihtarnamenin söz konusu davalılar açısından bir sonuç doğurmadığının, her iki davalının kredi kartı borçları nedeniyle takip öncesinde temerrüdünün ve asıl borcun muacceliyetinin gerçekleşmediğinin kabulü gerektiği, temerrüdün takiple doğduğu, bu nedenle takip öncesi için davalılardan temerrüt faizi talep edilemeyeceği, ancak sözleşmenin geçerliliği nedeniyle, davacı bankanın hesabın kat tarihinden takip tarihine kadar söz konusu davalılardan akdi faiz talep edebileceği (Yargıtay HGK 10.04.2002 tarih 2002/19-266 E, 2002/264K sayılı kararı)

İhtarnamenin davalı/kefil ... in sözleşme adresine görderilmesine karşılık tebliğ edilemediği, ancak adres değişikliğine yönelik herhangi bir belgenin de bulunmaması nedeniyle davalı ...'in ihtarname tarihi itibariyle temerrüdünün gerçekleşeceği ancak asıl borcun muaccelliyet kazanmaması ve kefilin borcu asıl borca bağlı olduğundan davalı ...' in de temerrüdünün gerçekleşmediği, davacı bankanın asıl borcun muaccel olması için, sözleşmenin 55. Maddesinde belirtilen ihtar yükümlülüğünü usulüne uygun şekilde yerine ispatlayamadığı, davalı borçlu ... A.Ş. ile birlikte kefil olan ... şirketi için de sözleşmenin müteselsil kefalete yönelik düzenlenen 38.1 maddesinden de anlaşılacağı gibi, gerek asıl borcun kefalet borcunun muacceliyet kazanmadığı (Sözleşme Madde 38.1 "Kefiller borcun her ne nedenle otursa olsun müşteriler için muaccel olması halinde borcunun da herhangi bir ihbar da, ihtar da bulunulmasına gerek kalmaksızın muaccel olacağını kabul etmektedir.")

Netice itibarıyla davacı bankanın davalı borçlu şirket, ...A.Ş nin müşteri, diğer davalıların müşterek müteselsil borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, 04.04.2011 tarih, 2.500.000-TL limitli ve 2.500.000-TL kefalet limitli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden, davalı borçlu ... A.Ş. adına düzenleyip kullanımına sunduğu ... no'lu kredi kartı borçlarının 09.10.2014 - 09.11.2014- 09.12.2014 ve 09.01.2015 hesap kesim tarihli hesap özeti mevcudu borçlarına yönelik olarak ödeme yapılmadığı, 4 dönem (ay) peş peşe kredi kartı borçlarının ödenmediği, davacı banka tarafından talep olunan asıl alacak ve kat öncesi işlemiş akdi faiz tutarlarının yerinde olduğu, ancak asıl borcun muacceliyeti gerçekleşmediğinden davalıların tümünden takip öncesi için temerrüt faizi talep edilemeyeceği, bu saptamalara göre bankacı bilirkişi tarafından verilen kök raporda; davacı bankanın takip ile davalılardan 41.735,81-TL asıl alacak, 4.614,82-TL akdi faiz, 92,73-TL akdi faizin %5 BSMV si, 473,53-TL işlemiş gecikme faizi ve 15,26-TL vergiler toplamı olmak üzere toplam 46.932,15-TL talep edebileceği, davacı bankanın 174,67-TL masraf için dosyaya sunduğu makbuzun, toplu kesilmiş 922 adet yevmiye içerdiği, makbuzun ihtarname numarasını içerdiği, ancak 174,67-TL olarak talep olunan tutarın makbuz ile ortaya net olarak konulamadığı, makbuz bilgilerinden söz konusu tutarın hesaplanamadığı rapor edildiği, kök raporun ikinci sayfasında ibraz edilemediği için incelenemediği bildirilen belge asıllarının temini suretiyle ve temerrüdün oluşmadığı kabul edilmesine göre kök raporda yer alan 473,53-TL işlemiş gecikmiş faizi ve 15,21-TL Vergiler toplama kalemlerinin açıklanması yönünden alınan 05.01.2018 tarihli ek raporda ise, talep aşılmamak kaydıyla kök rapordaki asıl alacak ve akdi faiz dışında diğer alacak kalemlerinin talep edilemeyeceği, dolayısıyla toplam 44.495,90-TL üzerinden itirazın iptali gerektiği rapor edilmiş ise de, mahkememizce yapılan incelemede ve davacı vekilinin itirazları nazara alındığında, gerek talep, gerek ek ve kök raporda istenilen asıl alacak 41.735,81-TL, yine takipte talep edilen akdi faiz 2.760,09-TL , hernekadar ek raporda borçluların temerrüde düşürülmediğinden bahisle temerrüt faizinin hiç talep edilemeyeceği bildirilmiş ise de; bu görüşten ayrınılmak suretiyle davacı yanın takipte talep ettiği işlemiş temerrüt faizi yerine, takip tarihine kadar istenebilecek akdi faiz isteyebileceği nazara alınarak, kök raporda takip tarihine kadar hesaplanan 1.854,73-TL ilave akdi faize ( takipte talep edilen temerrüt faizi yerine) göre, davacının toplam 4.614,82-TL akdi faiz talep edebileceği ( 2.760,09-TL +1.854,73-TL ), keza akdi faizin BSMV sinin 230,74 TL olarak hesaplanmasına rağmen talebin aşılmaması kuralına göre davacının 130,49-TL BSMV talep edebileceği, masrafın belgelendirilmediği, dolayısıyla sonuç olarak davacının 41.735,81-TL asıl alacak, 4.614,82-TL akdi faiz, 130,49-TL BSMV olmak üzere 46.481,12-TL alacaklı olduğu, davacı vekilinin masraf hususunda ve temerrüt faizinin başlangıç tarihlerinin farklılığı sebebiyle, faizin az hesaplandığı hususundaki itirazlarının incelenen dosya kapsamına göre yerinde olmadığı anlaşılıp kabul edilmekle davanın kısmen kabulüne , fazla talebin reddine karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür. Bu itibarla;

HÜKÜM: DAVANIN KISMEN KABULÜNE,

1.)Davalıların ... İcra Mdürülüğü'nün ... E sayılı takip dosyasında itirazlarının toplam 46.481,12-TL üzerinden İPTALİNE, takibin asıl alacak 41.735,81-TL 'ye takip tarihinden sonra yıllık %30,24 temerrüt faizi ve bunun %5 BSMV'si uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazla talebin REDDİNE,

2.) Alacağın %20'si oranında 9.296,22-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

3.)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 3.175,13-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 812,54-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.362,59-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4.)Davacı tarafından yapılan 29,20-TL başvuru harcı, 812,54-TL peşin harç, 4,30-TL vekalet harcı, 750-TL bilirkişi ücreti, 246,25-TL davetiye gideri olmak üzere toplam 1.842,29-TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre 1.799,80-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı yan üzerinde bırakılmasına,

5.)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.462,92-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

6.)Davalılar vekili davaya cevap vermediğinden, duruşmalara da katılmadığından red edilen kısım üzerinden vekalet ücretine hükmetmeye yer olmadığına ,

7.) Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan bakiyenin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı/vekiline iadesine,

Davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 03/04/2018 Katip ... Hakim ...

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.