11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2017/8380 E. , 2018/1836 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
1.5271 sayılı CMK'nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamade açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı, 213 sayılı Yasanın 367. maddesi uyarınca dava şartı olan komisyon mütalaasına uygun olarak 09.09.2008 tarihli iddianame ile sanık hakkında, “2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak” suçlarından kamu davası açıldığı, “2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarından açılmış bir dava bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan "sahte fatura düzenlemek" ve “sahte fatura kullanmak” suçlarının birbirine dönüşmeyeceği gözetilmeksizin, mahkemece hüküm kurulurken gerekçesinde “sahte fatura kullanmak” ibaresine yer verilmesine rağmen hüküm kısmında "sahte fatura düzenlemek" eyleminden söz edilerek hükmün karıştırılması,
2.Sanık hakkında 2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçlarından açılan kamu davasında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; sahte fatura kullanma suçunun oluşabilmesi için sahte faturaların 213 sayılı VUK'nun 230. maddesinde sayılan zorunlu unsurları taşıması gerektiği, aksi takdirde ilgili Kanunun 227/3. maddesine göre hiç düzenlenmemiş sayılacağı, iddia olunan faturaların asılları veya onaylı örneklerinin dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmakla; 2006 ve 2007 takvim yıllarında kullandığı iddia olunan sahte faturaların dava zamanaşımı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması bakımından önemli olduğu da nazara alınarak, denetime olanak verecek sayıda faturaların aslı ya da onaylı suretlerinin duruşmaya getirtilip incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen ve haklarında karşıt inceleme raporları düzenlendiği anlaşılan şirketlerin ilgili karşıt inceleme raporları celbedilerek, yetkilileri hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler, faturaları düzenleyenlerin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları düzenleyen şirketler ile sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde gerekli görülmesi halinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3.Kabule göre;
a)Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura kullanmak eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK'nın 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından hiçbir şekilde uygulanamayacağının gözetilmemesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın aynı zamanda eşi olan vasisisin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 01.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.