14. Ceza Dairesi
14. Ceza Dairesi 2017/8113 E. , 2018/1862 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.
Hükmedilen ceza miktarı nazara alındığında sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dosya içerisinde bulunup 75. Yıl Milas Devlet Hastanesince düzenlenen özürlü sağlık kurulu raporu ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporlarından akıl hastası olduğu anlaşılan mağdurenin vasisinin olup olmadığı araştırılarak, olmadığının anlaşılması durumunda 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 405. maddesi uyarınca vâsi tayin ettirildikten sonra şikâyet ve katılma hususunda beyanı tespit edilerek bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargılama sırasında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli tek ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından düzenlenen 17.08.2016 tarihli raporda mağdurede orta derecede zeka geriliği bulunup bundan dolayı beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak halde olduğu ve mevcut akıl hastalığının hekim olmayanlar ile tanıyanlarca anlaşılabileceğinin belirtilmesi nedeniyle anılan rapor hükme esas alınarak sanık hakkında TCK'nın 102/3-a. maddesi gereğince cezada arttırım yapılmış ise de söz konusu raporun tek doktor tarafından düzenlenip içeriği itibariyle de yetersiz olması karşısında, mağdurenin dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevk edilerek zeka geriliği nedeniyle kendisine karşı işlenen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği, beden veya ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olup olmadığı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, durumunun hekim olmayanlar ile çevresinde yaşayanlar ve kendisini tanıyanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı hususlarında ayrıntılı rapor alınarak toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken ilk derece mahkemesince eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verildiği nazara alınarak hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 12.04.2017 gün ve 2017/1344 Esas, 2017/910 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, 14.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.