2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2018/1978 E. , 2018/3436 K.
"İçtihat Metni"Gece vakti kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından suça sürüklenen çocuk ...’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 151/1, 116/1-4, 31/3 (3'er kez), 62 (3'er kez) ve 52/2. (2'şer kez) maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis, 1.320 Türk lirası ve 4.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 5. Çocuk Mahkemesinin 13/04/2017 tarihli ve 2017/50 esas, 2017/147 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27/02/2018 gün ve 6967/2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/03/2018 gün ve 2018/17526 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre;
1.Suç tarihi itibariyle 12 yaşını doldurmuş olup da, 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğun eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 116/1-4, 151/1 ve 31/2. maddelerinde tanımlanan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık zamanaşımının suçun işlendiği 06/08/2012 gününden iddianamenin düzenlendiği 31/01/2017 tarihleri arasında gerçekleştiği ve bu süre içinde zamanaşımını kesen başka bir işlem yapılmadığı gözetilerek, suça sürüklenen çocuk hakkındaki yukarıda anılan suçlardan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
2.Dosya kapsamında bulunan nüfus kaydına göre 19/09/1997 doğumlu suça sürüklenen çocuğun, 05/08/2012 olan suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu halde, hakkında tayin olunan cezalarından yaş sebebiyle indirim yapılırken 5237 sayılı Kanun'un 31/2. maddesi gereğince ½ oranında indirim yapılması gerekirken, anılan Kanun’un 31/3. maddesine göre 1/3 oranında indirim yapılarak fazla ceza verilmesinde,
3.Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 31/2. maddesi uyarınca atılı hırsızlık suçunun hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiğinin gözetilmemesinde,
4.Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7 maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği takdirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarına yönelik 1 no’lu kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle 12 yaşını doldurmuş olup da, 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğun eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 116/1-4, 151/1 ve 31/2. maddelerinde tanımlanan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık zamanaşımının suçun işlendiği 06.08.2012 gününden iddianamenin düzenlendiği 31.01.2017 tarihleri arasında gerçekleştiği ve bu süre içinde zamanaşımını kesen başka bir işlem yapılmadığı gözetilerek suça sürüklenen çocuk hakkında yukarıda anılan suçlarından açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (BAKIRKÖY) 5.
Çocuk Mahkemesinden verilip kesinleşen, 13.04.2017 gün ve 2017/50 E., 2017/147 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davasının,
CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, hükmolunan cezaların kaldırılmasına, verilen kararın niteliği itibariyle suça sürüklenen çocuk hakkındaki konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları için 2 no’lu kanun yararına bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçuna yönelik 2, 3 ve 4 no’lu kanun yararına bozma istemleri nedeniyle yapılan incelemeye gelince;
1.Fiili işlediği tarihte 12 yaşını doldurup, 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezada, TCK’nın 31/2. maddesi yerine, aynı Kanun'un 31/3. maddesi gereğince indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayin olunması,
2.Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK'nın 31/2 maddesi uyarınca atılı hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği takdirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemleri yerinde görüldüğünden, (BAKIRKÖY) 5.
Çocuk Mahkemesinden verilip kesinleşen 13.04.2017 gün ve 2017/50 E., 2017/147 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 28.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.